SÖĞÜT VE DOMANİÇ KAYININ GÖÇ YOLLARI VE YAYLALAR
Bu sene de bir anma törenini daha geride bıraktık.
Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’in törenlere teşrif etmeleri elbette Söğüt’te renk kattı.
Ancak Söğüt’lü ve buraya her yıl iştirak eden Türkmenler, yörükler Sayın Devlet Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Türkmen Beyimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin de katılmalarını bekliyorlardı. Yine hüsran yaşadık. Ahlat kadar olamadık.
Geçmişte kendisini bilmez birilerinin hatasının ceremesini bizler çekiyoruz.
Her sene törenlerin nasıl geçtiğini ve kimlerin neler konuştuklarını yazardım. Ama bu defa yazmayacağım. Gerek te yok, hep aynı klasik hitaplar. Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz.
Bu törenler daha öncelerin belediyenin yönetiminde yapılırdı. Demek ki Belediye bu iş için zayıf geldi ki Kültür ve Turizm Bakanlığına devredildi.
Söğüdün erenleri ile konuştum.
Artık gün geçtikçe törenlerin tadının tuzunun kaçtığını, Türk devletlerinin artık katılım sağlamadıklarını ve törenlerin iyice siyasallaştığını söylediler.
İki kuruluş Söğüt’e değer kattı.
Eskişehir yolundaki İdris ve oğlu Mehmet Dülger’in kurduğu “Ertuğrul Otağı” ve Mevlüt Karatay’ın işlettiği “Kayı Obası” Restoran Bu senenin yeniliklerinden.
İkincisi Söğüt’te faal olan Han Sanat Atölyesinin “Han Bazaar” adı altında güzide, oldukça otantik ve tarihi emtia ve kostümlerin yer aldığı mekanlar Söğüdümüze ayrı bir değer katmaktadır.
Han Sanat ve Han Bazaar sahibi Orhan Kocaoğlu’ndan bahsetmemek büyük eksiklik olur.
Uluslararası şöhrete ve çevreye sahip bulunan, iki yıldır da Macaristan’da organize edilen Türk Kurultayına davet alıp katılan değerli kardeşim Orhan Kocaoğlu’na 745. Ertuğrul Gaziyi Anma Törenleri ve Söğüt hakkında görüşlerini almak istedim.
ORHAN KOCAOĞLU İLE SOHBET
“Devlet Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan niye Atamız Ertuğrul Gazi’yi Anma şenliklerine gelmiyor?
Biz, bunun üzerinde çok düşündük, kafa yorduk. Fakat şöyle mantıklı bir cevabı bulduğumuzu düşünüyorum.
Devlet Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan en son başbakan olarak katıldığı Söğüt Şenlikleri'nde yaşanan olaylardan dolayı gelmediğini düşünüyorduk.
Bir devletin ve milletin lideri halkına küsmez, küsemez, böyle bir lüksü olmamalı.
Bunun tek bir mantıklı açıklaması var.
Atamız Ertuğrul Gazi bir nüveyi oluşturdu, bir çekirdeği çatlattı.
Bir fikri bir algıyı yönetti, o fikir, o algı bir tohum idi, çatladı.
O bir fidana dönüştü, sonra bir çınar olup sardı.
O adalet anlayışı bildiğiniz gibi Osmanlının büyük adaletinin hükmettiği Devlet-i Âliyye yi kurdu.
Ertuğrul neticede beydi. Sanırım Reisimiz şöyle düşünüyor.
Biz, Atamızın yaptığı kadar işler yaptık, belki ondan daha fazlasını yaptık.
Biz artık bu minvalde güçlüyüz.
Biz bu anlamda milletiz.
Bu olgudan dolayı Söğüt’e gelmeye gerek görmediğini düşünüyoruz.
745 yıldır her ölüm yıl dönümünde anılan bir isimden bahsediyoruz.
Bir liderden, bir sistemin kurucusundan bahsediyoruz.
Onu anmamak, O’nun huzuruna çıkmamak, değil aslında.
Sayın Cumhurbaşkanımızın çok fazla projeleri ve meşguliyeti var.
Bu coğrafyada olmak O’nu anmak demek, "Onun ideallerini benimsemek, ilkeleri üzerinde ayakta durmak, geleceğe yürümek" demektir.
Sayın Cumhurbaşkanımızı bu konuda anlayışla karşılıyoruz.
Biz yörükler için, Türkmenler için, Karakeçililer için Anadolu’nun öz nüvesini oluşturan çok özel bir anma töreninin bu dünya da bir benzeri yok.
Dünya’da Cengiz Han da 845 yıldır anılıyor.
Cengiz Han’ın anma törenini sadece belli başlı gurup yapıyor.
Dünya’da 745 yıldır ne Fatih Sultan Mehmet ne Osman Gazi ne Orhan Gazi anılıyor. O yüzden eşi ve benzeri olmayan bir anma.
Aslında bu anma değil, birlikteliğin, bir olmanın, bir araya gelmenin hikayesi, o felsefeyi benimsemenin kanıksamanın hikayesidir.
Dünya’nın çok ihtiyaç duyduğu o adaleti ve adaletli duruşun ferasetini gösteren Osmanlının öz nüvesini oluşturan Ertuğrul Atamızın fikrine saygı aslında.
Biz böyle düşünüyorduk, biz bunun böyle olmadığını düşünmek istiyoruz.
Bu anlamda bugün fikrimi böyle beyan ediyorum.”
*
Reisimizi ve Türkmen Beyimizi inşallah 746. Anma törenlerine bekliyoruz.
*
DİJİTAL MÜZE
Dijital Müzenin törenlere yetiştirilmesi memnuniyet oluşturdu.
Ayrıca iki yıldır “Ertuğrul Ocağı Derneği” tarafından gerçekleştirilen Domaniç-Çarşamba Hayme Ana Kabrinden başlayıp, Söğüt Ertuğrul Gazi Türbesinde sona eren yürüyüş anma törenlerine ayrı bir katkıdır.
Gerçi bu gayretlerimiz Bilecik ve Söğüt yöneticilerinin dikkatini çekmedi. Çok şükür yürüyüşümüze izin verdiler.
OSMANLININ ANA RAHMİ
SÖĞÜT VE DOMANİÇ
(Bu tarihi ve güzide ilçeler arası iş birliği istiyoruz.)
Birisi kışlak, diğeri yaylaktır.
Söğüt ve Domaniç 624 yıllık cihan devletinin ana rahmidir.
Söğüt ve Domaniç güçlü bir imparatorluğa giden yolun mihenk taşıdır.
Söğüt ve Domaniç Oğuz Boyunun doğurduğu ikiz kardeştirler.
Söğüt ve Domaniç Türkmen boylarının yanık türküsüdür.
Söğüt, Domaniç ’siz, Domaniç Söğüt’ süz düşünülemez.
Ana Domaniç’ten, oğul Söğüt’ten ebedi istirahat ahlarından evlatlarının hal ve ahvalini ruhen seyretmektedirler. Evlatlar da 745 yıldır (arada bir yıl hariç) aralıksız ecdadını anmaktadırlar.
Tarihimizde çok önemli yer tutan kuruluş ve kurtuluş diyarının binlerce yıl sürecek bir koşunun başlama noktası olan Söğüt ve Domaniç sene bir iki gün anarak geçiştirecek yerler değildir. Bu konuda projeler geliştirmek gerekir.
Bu iki güzide ilçemiz çok önemlidir. Çünkü; Müslüman Türkün Malazgirt’ten ve Konya’dan sonra Anadolu da tutunmasına ve güçlü devletimizin maya tutmasına vesile olmuş yerlerdir.
Şimdi gelelim bu satırları yazmamıza vesile olan duygu ve düşüncelerimiz. Sürçü lisanımız olursa affola.
Kütahya ve Bilecik’te valilikler var. Domaniç ve Söğüt’te kaymakamlıklar ve belediyeler var. Artı Kültür müdürlükleri var. Bu kurumlarımıza karşı buruk kırgınlıklarımız var.
Bu kurumlar birbirlerine küs müdürler?
Hiç mi ortak çalışmalar yapacak yönleri yoktur?
Biz Ertuğrul Ocağı Derneği olarak iki yıldır Hayme Ana’dan başlayıp Ertuğrul Gazimizin türbesinde sona eren “Ecdada saygı” yürüyüşümüzü geleneksel hale getirmeyi teklif ettik hiçbir karşılık göremedik.
Domaniç ve Söğüt’ün iş birliği yapmaları teamüllere ve kanunlara aykırımı dır yoksa?
Böyle bir iş birliği var da bizim mi haberimiz yok. Bu konuda milli değerler açısından elzem değil mi dir? İyi bir muhabbet oluşturulamaz mı?
Hayme Ana’yı ve Ertuğrul Gazi Hazretlerini anma törenlerinde karşılıklı temsil edilmeler neredeyse hiç yok gibi. Biz vatandaş olarak bu konuda sıkı iş birliği istiyoruz.
YAYLALARIN ÖZELLİKLERİ VE GÖÇ YOLLARI
1200 yıllarda bu yaylalar Osmanlının kurucu boyuna mekân oldu.
Ecdat bu yollardan kafileler halinde, o günlerde yegâne malları olan sürüleriyle ilkbaharda Domaniç’e, sonbaharda Söğüde göç eylerken buraların vatan olması nı sağladılar.
Biz yaylaları dolaştığımızda hep o günleri yad ve hayal ederiz. Buralarda devletin temelleri nasıl atıldı. Nice cenkler yapıldı. Devlet olmanın sancıları nelerdi?
Keles Kocayayla, Domaniç Kocayayla, Çarşamba, Çamlıca, Hasan Çamı, Berçin, Karaköy, Çokköy, Ebeçamlığı, Domurköy, Sefaköy, Ilıcaksu, Çukurca, Tefekkür Tepesi, Üçtepeler, Karagöl Yaylası, Çiçekli Yayla, Acısu Yaylası, Sofular Yaylası, Kömürsu Yaylası, Camili Yayla, Kızılsaray, Uzun Çam, Kamçı Yaylası, Dodurga, ve bu yaylaların uzantıları Osmanlının fideliğidir.
Osmanlı hep batıya ilerledikçe bu yaylalar geri planda kalmış ve gündemden uzaklaşmıştır. Ama önemini hiç kaybetmemiştir.
Erikli Tabiat Parkı-Atatürk Köşkü yaylaların doğu girişindedir.
Bu yaylalar Uludağ’ın eteklerinden başlar Bozüyük’e kadar sıra dağlar gibi uzanır.
YAYLALARIN EKOLOJİK YÖNÜ
Ağaç türü olarak Türkiye’mizin en zengin ve verimli bölgesidir.
Karaçam, sarıçam, Uludağ göknarı, köknar, titrek kavak, dağ akçaağacı, kayın, meşe, gürgen ağaçları çoğunluktadır.
Kızılgeyik, bozkurt, vaşak, boz ayı, yaban tavşanı, tilki, yaban domuzu, çakal gibi hayvanlar yaşamaktadır.
Şah kartalı, kaya kartalı, kuzgun, orman çulluğu, çam baştankarası, atmaca gibi kuşlar bu yaylaların süsüdür.
Ertuğrul Ocağı Derneği olarak Kömürsu – Dalak kaydıran arasında kamp kurduğumuzda sabaha kadar orman canlılarının seslerini dinledik.
BOZÜYÜK VE DOMANİÇ ORMAN TEŞKİLATLARI
Önce şunu ifade edelim. Orman Genel Müdürlüğümüz önderliğinde genel müdür yardımcısı Mustafa Özkaya Önderliğinde Kayının Göç Yolarında Ekölojik Yürüyüş parkuru imal edildi. Birçok yere yönlendirme tabelaları kondu. Domaniç Çarşamba köyüne ve Söğüt Ertuğrul Gazi Külliyesine başlama ve bitiş noktaları imal edildi. Bunun için Genel Müdürler nezdinde tüm orman teşkilatlarına teşekkür borcumuzu ödeyelim.
Bozüyük ve Domaniç İşletme Müdürlerimiz Engin Çakşır ve Engin Yormaz beyler mülki idarelerde aldığımız izinle bizlere yürüyüşlerimizde çok faydalı oluyorlar.
Ekolojik dengeyi korumak için ellerinden geleni yapıyorlar. Kurumuş ve devrilmiş ağaçlar kesiliyor, planlı bir şekilde ticari kesimler yapılıyor.
Ormancılar ülkemizin zenginliğine ormanlarla zenginlikler katıyor.
Bal ormanları ve mera iyileştirmeleri yapıyorlar.
Fakat orman yangınlarında olağan üstü gayretler sarf ederek memleketimizin kahraman evlatları diye anılmayı hak ediyorlar. Bu bakımdan tüm ormancılara minnettarız.
SÜRÜLERİMİZ VE ÇOBANLARIMIZ
Yaylalarda birisi sığır, diğeri de davar olmak üzere iki kalabalık sürü var.
Mutlu’nun sahibi olduğu sığırlar genellikle Kızılsaray yaylasında eylenirler.
Çukurcalı Mutlu ile konuştuğumuzda 2026 yılında yabani hayvanlara beş adet sığır kaptırdığını söyle. Yani yaylalarda barınmak o kadar kolay değil.
Davar sahibi ise Muratlı’lı Deli Bayramdır.
Deli Bayram ise Karagöl Yaylasını üs edinmiş.
Deli Bayramın sürüsü bin civarında. Sürüde onsekiz köpek var. O da şikayetçi yabani hayvanlardan.
Deli Bayram diyor ki; Ben olmasam bu yaylalar- Karagöl bitti. Buralarda otuz üç sürü olurdu.
Yaylaların otundan dolayı gerek inek peyniri ve gerekse keçi peyniri çok lezzetli oluyor. Bu yaylalar arılıcık için de çok elverişli. Tabii ayılar izin verirse.
*
DOMANİÇ YAYLASINDA ALABALIK ILICAKSU DA YENİR.
*
KOCAYAYLADA SAKIP AĞANIN YERİ.
Burası orman idaresi tarafından Domaniç kaymakamlığına kiralanmış.
Bir ara burasını Kayı Obası adıyla Mevlüt Karatay işletiyordu.
Şimdi Çarşambalı Sakıp Ağa işletiyor. Et ürünleri hep tazedir.
Koca yaylanın yeri ormanlar içerisinde ülkemizin en güzel yerlerinden birisidir.
Sakıp Ağa buraya Bungalov evler yapmak istiyor. İnşallah başarır.
Bu otantik yerde mideyi yoluyla vücuda güç devşirmek çok güzel oluyor.
ERİKLİ TABİAT PARKI VE ATATÜRK KÖŞKÜ
Buradaki Köşk Millî Mücadeleden sonra Albay İbrahim Çolak tarafından yaptırılmış. Atatürk’ün burada kalıp kalmadığını bilmiyorum.
Güzel bir seyir terası var.
Fakat yol, elektrik ve su sıkıntısı var.
Dodurga Belediyesine tahsis etmişler. Belediyenin burasını işletmesine imkanları el vermediğinden, bu güzelim yer âtıl vaziyette beklemektedir.
Mutlaka değerlendirilmesi gereken yer.
Sorunları çözmek Bilecik Valiliğine düşmektedir.
*
Prof. Dr. Cantürk Gümüş ve Erhan Kılıç’ın yazmış oldukları “BOZÜYÜK ORMANLICILIK TARİHİ” isimli kitaptan yararlanılabilir.
“Ülkemizde bilinçli olarak ormancılık etkinlikleri Kırım Savaşı sırasında ve sonrasında (1853-1856) bu savaşın devlet yatırımlarının finansmanı amacıyla alınan borçların ödenmesi amacıyla başlanmıştır. Bu çerçevede ihtiyaç duyulan iş ve işlemlerin gerçekleştirilmesi için 1869 yılında Orman Genel Müdürlüğü kurulmuş, bir yıl sonra da 1870 yılında “Orman Nizamnamesi” adı altında bir yasa çıkarılarak devlet ormanlarının işletilmesine başlanmıştır.
Mezit deresi, Aksudere, Yirce, Bürmece, Kömürsu, Muratdere ormanları 1923 lü yıllarda işletmeye alınmıştır.
Kurulan şirketin %45 i İbrahim Çolak’a diğerleri Emin Ağa, Hacı Mehmet Ağa, Numan Ağa, İslam Ağa, Halit Ağa Süleyman Bey, Ömer Ağa ve Mehmet Ağa ya aittir.
Üretilen kerestenin fabrikalara ulaşımı, havai hat, dekovil, kamyon ve dereden yararlanma şeklindedir.
Malum Mezit deresi batıya doğru akarak; İnegöl ve Yenişehir bölgesinden akarak Osmaneli’nde Sakarya nehrine ulaşmaktadır. O günün imkanlarıyla nehir yoluyla kereste taşınmıştır. “
Bu konuları detaylı görmek isteyenler bahsi geçen kitaba başvurabilirler.
*
Bu satırları yazmaktaki maksadımız; Söğüt’e, Domaniç’e, Kayı’nın göç yollarına, Yaylalara ve ormanlara dikkat çekmektir.
Bunlar bizim umurumuzda lütfen sizlerin de umurunuzda olsun.
*
Bu yazı ilgili makamlara birer dilekçedir. Ayrıca yaylaları bilmeyenler için bilgilendirmedir.
Fırınlardan, Ertuğrul Sancağından, Ertuğrul Ocağı Derneğimizde herkese selam olsun.






Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.