Armut piş ağzıma düş! Yok öyle bir dünya!
Osmaneli’nin önceki dönem belediye başkanı YMM Münür Şahin, birkaç gün önce Bilecik’in gelecek perspektifine ilişkin çok güzel bir yazı kaleme aldı. Münür Şahin’in tespit ve önerileri dikkate alınmalı.
Bilecik’in çevresinde 25 milyonu aşkın bir nüfus yaşıyor. Bu nüfusun barındığı İstanbul, Kocaeli, Sakarya ve Bursa gibi illerde hem yaşam zorluklarının artması hem de yatırım alanlarının azalması Bilecik’i cazip kılıyor. Beklenen büyük İstanbul depremi de hesaba katıldığında Bilecik’in önemi bir kat daha artıyor.
CHP’nin Aile ve Sosyal Hizmetlerden Sorumlu Gölge Bakan Yardımcısı Ali Şen Aksoy da bundan birkaç ay önce Marmara Bölgesi’ndeki sanayinin bir kısmının Bilecik’e taşınmasına yönelik planların olduğundan bahsetmişti.
Ancak…
Bilecik için gelecek her ne kadar umut dolu olsa da siyasetten bürokrasiye, STK’lardan Basın’a kadar toplumun hemen her kesimine önemli görevler düşüyor. Şehirlerin birbirleri ile yarıştığı bu dönemde birçok şehir yukarıda bahsettiğimiz durumu fırsata çevirmeye çalışıyor.
Yakın tarihten birkaç hatırlatma yapmak gerekirse, TOGG fabrikası için Gemlik belirlenmeden önce dönemin belediye başkanı Selim Yağcı yatırımın Bilecik 3. OSB’ye yapılması için girişimde bulunmuştu. Ancak Selim Yağcı’nın işaret fişeğini attığı bu girişim gerekli desteği alamadı. Sonuç itibariyle TOGG fabrikası Gemlik’e yapıldı.
Yine geçtiğimiz dönemde Çinli otomotiv devi Chery Türkiye yatırımı kapsamında Bilecik’i radarına aldı ve bir dizi görüşmeler gerçekleştirildi. Dönemin Valisi Şefik Aygöl ve Milletvekili Halil Eldemir sürecin takipçileri oldu ancak Chery’nin tercihi Samsun oldu. Bir başka Çinli otomobil üreticisi BYD ise Manisa’ya gitti.
Zamanı biraz daha geriye saracak olursak ham maddesi Bilecik’ten çıkan Şişecam’ın cam fabrikası Yenişehir’e kuruldu.
Söğüt’te yıllardır beklenen Elginkan macerası ise maalesef hüsranla bitti.
Osmaneli ve Pazaryeri OSB’de hayata geçen yatırımlar ise teselli kaynağı oldu.
Uzun lafın kısası; Bilecik stratejik konumu itibariyle her ne kadar avantajlı durumda olsa da bu durum kendi başına yeterli değil. Bilecik’in büyümesi, kalkınması ve gerçek anlamda ‘Marmara’nın Parlayan Yıldızı’ olması için topyekün bir çalışma ve gayrete ihtiyaç var. Eğer Bilecik olarak bu treni kaçırırsak bir daha yakalama şansımız olmayabilir.
Dolayısıyla “Armut piş ağzıma düş!” Yok öyle bir dünya!
Biz, Marmara’nın parlayan yıldızı olmayı beklerken, Kırşehir İç Anadolu’nun parlayan yıldızı olursa kimse şaşırmamalı.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.