MUZAFFER ÇEVEN

MUZAFFER ÇEVEN

AT, EŞEK, KATIR, DEVE...

AT, EŞEK, KATIR, DEVE...

At, eşek, katır deve… At, mâlûm… At, yük taşıma, binek, spor, süt, et vb. amaçlarla kullanılan, kültürümüzde çok değerli olan, tek tırnaklı memeli… Eşek, tek toynaklı, at ve zebra ile akraba olan memeli… Eşek, yük taşıma, binek, süt, et ve yün gibi çeşitli amaçlarla kullanılan, hafızaları çok güçlü, inatçı değil, zeki ve dikkatli olan, Barış Manço tabiriyle ‘arkadaşım’ eşek… At, eşek ve katır… Katır, dişi atın (kısrak) ve erkek eşeğin (aygır) çiftleşmesiyle doğanı… Katırın kromozom sayısının 63 olması, mayoz bölünmede (eşey hücrelerinin oluşmasını sağlayan hücre bölünmesinde) sorunlara neden olduğu için katır, kısır olur; nâdiren, katırın yavrusu olabilir… Katır; attan küçük, eşekten büyük ve kuvvetlidir… Katırın inatçı ve zorlu olduğu düşünülse de, aslında katırın, binicinin güvenliğini sağlayan refleksleri vardır… Deve, çöl ortamına uyum sağlayan, çok değerli, zenginlik ve bereketin simgesi, ‘çöl gemisi’ diye bilinen, az besinle yetinebilen, dikenli bitkiler ve kuru otlarla beslenebilen, yük taşıma ve binek olarak kullanılan, hörgüçlerinde yağ depolayan bir memeli… Deve, ya camelus dromedarius (tek hörgüçlü)dür ya da camelus bactrianus (çift hörgüçlü)dür… Devenin hörgüçleri, develerin uzun süre aç ve susuz kalabilmelerini sağlayan yağ depoları… Deve, vücudundaki suyun %40’ını kaybettiğinde ölmez; insan ise, vücudundaki suyun %12’sini kaybettiğinde ölür… Deve, bir seferde 80-90 litre su içebilir… İnsan, kilosuna göre (meselâ 70 kilo olan kişi günlük su ihtiyacına göre), 70x0.03=2.1 litre su içebilir; daha fazlası su zehirlenmesiyle ölmesine neden… Devenin ayakları yumuşak ve yayvan olup iki toynaktan ibarettir; bu sayede kumda ya da karda kolaylıkla yürüyebilir; yandaki bacaklarını birlikte kaldırarak koşar… Devenin gözlerinin üzerinde iki sırada üçer tane koruyucu kirpikleri, kulak delikleri ve burun delikleri tüylüdür; bu, deveyi kum fırtınalarından korur… Devenin gözleri keskindir… Devenin gövdesini örten iki tip kıl mevcut; alttaki ince ve kısadır, üstteki kalın ve uzundur, alttaki kıllar yumuşak ve dayanıklıdır, üstteki kıllar ısı yalıtımına sahiptir… Deve sütü, inek sütünden daha fazla protein, demir, kalsiyum ve C vitamini içerir; deve eti, yağsız ve kolesterolü düşüktür…

At eşek katır deve, kahrımızı çeken yoldaşlarımız… At eşek katır deve; sanal âlemde değil, gerçek âlemde işlerimizi kolaylaştıran vefalı dostlarımız… Maalesef, işlerini akıllarıyla yapmayanların, yapacaklarını gayretleriyle değil, rüyalarına göre planlayanların hâlleri, ‘at eşek katır deve’ye hâvale edilmiş… Rüyada ‘at eşek katır deve’ görmek, hayatımızda karşılaşacağımız çeşitli durumlar ve kişiler arasında seçim yapmak zorunda kalacağımıza işaret diye yorumlanır… Rüyasında ‘at eşek katır deve’ görmek, kişinin hayal kırıklığına uğrayacağına, yanlış kararlar vereceğine, pişmanlık duyacağına ve huzursuz olacağına yorumlanır… Bazıları ise, ‘rüyada at eşek katır’ görmeyi, ticarette hileye ve fesada düşmeyeceğine, hayallere kavuşacağına, hayatını toparlanacağına, maddî olarak güç kazanacağına, çok büyük bir işin başına getirileceğine işaret sayar… Eğer yoksul ise, rüyasında ‘at eşek katır’ görmeyi, artık zengin bir hayat süreceğine, söz ve yetki sahibi olacağına, üst mevkilerde bazı görevlere terfi edeceğine, parasız ve işsiz kalan kimselere elini açacağına, neşesini hiç kaybetmeyeceğine, eşinin ya da sevdiği kişinin isteklerine, duygu ve düşüncelerine değer vereceğine, iş hayatında çok saygın bir yere geleceğine alâmet olarak yorumlar… Aklını kullanmayan biri, rüyasında ‘at eşek katır’ görünce; alacağı bazı haberler yüzünden mutluluktan havalara uçacağına, güzel günler yaşayacağına, evine daha fazla rızkın cebine de daha büyük miktarlarda gelirin gireceğine, kendisini temizlemek için her fırsatı değerlendireceğine, her çalışması ile büyük ses getireceğine, sıkıntılarına ve sorunlarına çok büyük çareler bulan rüya sahibinin, iş hayatında düştüğü zor durumlardan kurtulacağına inanır… Rüyada deve görmek, genellikle yolculuğa, kadri yüce bir kimseye, başarıya, kısmete, paraya ve murada ermeye yorulur. Rüyada deveye binmek, bekâr kimse için evlenmeye; evli kimse için hacca yahut rızka delâlet eder, diye düşünülür. Rüyada devenin kendine binmesi, birinden eza ve cefa görmeye; bir şehirdeki birçok deve, sel baskınına; sahrada görülen birçok deve yağmura işaret ettiğine inanılır… Rüyada deve görmek, üzüntü, mutsuzluk, huzursuz ruh hâli ve sabır anlamına gelir, diye inanılır… Rüyada dişi deve, artık sıkılmak ve evlenmek istemediğinizi gösterir, diye yorumlanır… Rüyada görülen devenin rengi, şekli, sayısı ve durumu gibi farklı özellikleri, rüyanın anlamını etkiler, diye bilinir… Rüyada beyaz deve görmek, devletin büyüklüğü, iyi şansın bolluğu diye algılanır ve rüya sahibinin hayatının en önemli dönüm noktasında olduğunu gösterir, diye söylenir… Rüyada kahverengi deve görmek ise zorluklara karşı dirençli olmaya ve sabırlı davranmak gerektiğine işarettir, diye anlatılır… Rüyada deve kesmek veya kurban etmek, bölgenizdeki çok etkili ve zengin bir kişinin ölümüne veya servetinin paylaşılmasına delâlet eder, diye düşünülür… Rüyada deve sürüsü görmek; düşmanın toplanmasına, sel baskınına yahut bir hastalık çıkmasına işaret eder, diye inanılır…

Rüyaların çoğu, bilinçaltımızın bizlere oynadığı oyunlardır, oyuna gelmeyelim… Rüyaların, bizi bağlayıcı hükmü olamaz; rüyalara göre amel olmaz (uygulama yapılamaz)…Kararlarımızı, akıl kalp terazisinde tartarak belirlemeliyiz; at eşek katır deve ile değil! Sanal âlemde yaşamaktır, rüyalara göre hareket etmek… Belki, rüyaların bizi olumlu etkilemesi ve yorumlanması bir yere kadar doğru… Ego odaklı rüyaların esiri olmak, vicdanda ve fikirde hür olmaya mâni durum… Kendimizi, kendi irademizle irademizin dışına çıkarmayalım… Bu, seyir hâlinde arabayı boş vitesle sürmeye ya da olur olmaz gaza ya da frene basmaya eşdeğer bir ahvâl… Mühim olan, kendimize egemen olmamız, aklımızın ve gönlümüzün sesine kulak vermemiz… Aklımızı kiraya vermeyelim; kalemimizi başkalarının tutmasına mahâl vermeyelim… Unutmayalım, düşlerinde yaşayanlar, gerçek hayatta dibe düşmeye mahkûm olurlar… Anlamamız için ille de attan eşekten katırdan deveden mi düşmek gerek? Allah, kimsenin diline düşürmesin; ancak düşmemek bizim elimizde, irademizde… Bu, insan olmanın, diğer canlılardan farklı olmanın icabı… Diğer canlılardan fazla tarafımız, aklımız, yüreğimiz, irademiz…

At eşek katır deve gerilerde kaldı… Kaldı ki, bisiklete, trene, otomobile, uçağa ve bilgisayara bile, bağımlı olmamak gerek… Rüyalarımıza giren her bir canlı, nesne, her bir şey, öznemizin, özelimizin asalağı olmamalı… Nesneye tâbi olmak, özelimizi ve özümüzü nesnenin esiri kılar… İşin özü, eşyayı biz kullanalım; eşya bizi kullanmasın… İşte bu, işin bam teli, beyinlerimize ve gönüllerimize kazınması gereken hak sözü… Selam, sevgi ve saygılarımla.

Bu yazı toplam 2956 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
MUZAFFER ÇEVEN Arşivi
SON YAZILAR