Bilecik lobisi

Geçtiğimiz gün Bilecik Sakarya Gazetesini ziyarete gelen Kocaeli Bilecikliler Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Yusuf Pehlivan Beyefendi ile tanıştım. Yusuf Bey ile beni tanıştıran Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Ahmet Meşe, Yusuf bey ve ben bir saatten fazla güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Bir ara söz Bilecik dışında yaşayan, Bürokraside, Ticarette, iş dünyasında etkili olan, belirli makam ve mevkilere ulaşmış Bileciklilere geldi. Yıllarca siyaset ile uğraşmış birisi olarak, geçmiş yıllarda Ankara’da, İstanbul’da yaşayan Bilecikliler ile karşılaşma ve tanışma fırsatım oldu. Fakat birçoğu ya Bilecikli olduklarını unutmuşlar veya ilgisizlikten Bilecikli oldukları bu kişilere unutturulmuş.

Konu Bilecik dışında yaşayan, görev yapan, iş sahibi olanlardan açılınca, Eski Bilecik Valimiz Bilal Şentürk’ün Bilecik yerel basınına vermiş olduğu bir kahvaltı sohbeti aklıma geldi. Sohbette Sayın Vali Bilal Şentürk, Bilecik’in Bilecik dışında yaşayan insanları ile ilgili bir envanter çalışması yaptıklarını, Ankara, İstanbul gibi metropollerde Bilecik lobisi oluşturmak istediklerini söylemişti. Vali Bey konu hakkında uzunca bir konuşma yaptıktan sonra söz alarak birkaç kelam da ben etmiştim o kahvaltıda. Vali Bilal Şentürk’e; “Sayın Valim sizin yapmak istediğiniz bu çalışma Bilecik ilinde maalesef başarıyla sonuçlanmaz. Nedenine gelince; Bilecik nüfus bakımından küçük bir il. Yıllardır Bilecik’te siyaset birileri tarafından parsellenmiş durumda. Yıllardır hep aynı kişiler ya milletvekili, ya belediye başkanı, ya da İl Genel Meclisi Üyesi olmuşlar. Bilecik dışında Bürokraside ve İş dünyasında belli yerlere gelmiş, kendini kanıtlamış olan hemşehrilerimizi Bilecik’te siyaset yapanlar istemezler. Onların ne tanınmasını, nede isimlerinin Bilecik kamuoyunda öne çıkmasını istemezler. Çünkü o kişiler Bilecik’e gelip gittikçe, tanındıkça, Bilecik siyasetçileri onları kendilerine rakip görürler. Bir sonraki seçimlerde kendilerinin yerine aday olabilirler diye onların ön plana çıkmasına rıza göstermezler. Onun içindir ki sizin bu çalışmanız başarıya ulaşmaz” dedim. Benim bu konuşmamdan sonra da Sayın Vali kahvaltı sohbetimizi sona erdirdi, hepimiz dağıldık.

Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Kocaeli gibi büyük şehirlerde, Anadoludaki birçok ilin hemşehrilerinin toplandığı, lobi oluşturduğu birçok dernek ve vakıflar mevcut iken, sizler Bileciklilerin adını saydığım büyük şehirlerde, hiç etkili derneklerini veya bir vakıflarını duydunuz mu? Veyahutta var olan derneklere Bilecik Milletvekillerinden, Belediye başkanlarından tam manasıyla destek verildiğini hiç duydunuz mu? Ankara bürokrasisinde etkili ve yetkili mercilerde olan birçok Bilecikli vardır. Ben inanıyorum ki Bilecik Milletvekilleri bunların birçoğunu tanımazlar bile. Sadece günümüz Milletvekilleri için söylemiyorum, geçmiştekilerde tanımazlar, tanımamışlardır. Çünkü onları tanımaları işlerine gelmez. Neden mi? Koltuğu kaptırırım korkusu yüzünden. Bilecik’te siyaseti meslek haline getirenler, sanki siyasi partilerde başka adam yokmuş gibi her seçimde kendilerini aday yaptırtanlar, 3-4 dönem Belediye Başkanlığı, 3-4 dönem Milletvekilliği, 3-4 dönem İl Genel Meclisi üyeliği yapanlardan siz hiç duydunuz mu? “Yeter artık ben şu kadar dönem bu görevi yaptım, biraz da başka arkadaşlar aday olsunlar, onlar bu görevleri yapsınlar” diyenini. Duyamazsınız, çünkü onlardan başka partilerde adam yok, onlardan başka bu işleri kimsecikler bilemezler, beceremezler, onlardan başka o koltukları dolduracak adam yok, en liyakatli onlar, geri kalanlar, seçimlerde kapı kapı dolaşıp onlar için oy isteyenler, seçim çalışmalarında koşturanlar. İşte bu nedenlerden dolayı, Bilecik dışında, özellikle büyük illerde Bilecik Lobisi oluşmaz, oluşturulmaz. Bilecikliler de her seçimde, siyaseti meslek edinmiş kişilere oy vermek zorunda kalırlar. Memurlukta, Kamu işçiliğinde devlet 65 yaş sınırı koyarken, siyasetçilere bu sınırı koymayı unutmuş. Ya da işlerine gelmediği için koymamışlar. Siyasette 65 yaş sınırı olmadığı için, Allah gecinden versin de, Bilecikli siyasetçilerimiz, 4 kolluya binene kadar o koltuklarda oturmaya devam edecekler.

Hoşça ve Dostça Kalınız!
 

Bu yazı toplam 219 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.