Sadettin Bayram

Sadettin Bayram

DOĞRUYA DOĞRU EĞRİYE EĞRİ Mİ?

DOĞRUYA DOĞRU EĞRİYE EĞRİ Mİ?

"Doğruya doğru, eğriye eğri "demek, her zaman mümkün mü?

Doğrusu mümkün olmalıdır.

Dürüst olmak gerekirse hepimiz doğruya " Doğru", eğriye "Eğri" demek zorundayız.

Bunun bir bedeli olsa da o bedeli de seve seve ödemeye hazırız.

İnsan olmanın asaleti bunu gerektirir.

Siyasette, ticarette, sporda, eğitimde, hayatın her safhasında doğruluk olsa; dünya güllük gülistanlık olur.

Ehliyet ve liyakat birinci planda tutulur.

Makam göre adam değil, adama göre makam aranmaz.

“Doğruluğa yapışın, zira doğruluk iyiliğe götürür, İyilik de cennete iletir. Yalandan kaçının, zira yalan kötülüğe götürür, kötülük ise cehenneme iletir. Dosdoğru ol, ahlakın güzelleşsin.” buyuruyor, Yüce Peygamberimiz.

Tevbe Suresi 119. Âyet-i Kerime'de “ Ey iman edenler!.. Allah’tan korkun ve doğrularla beraber olun." diye emrediyor Yüce Rabbimiz (cc).

Hadi diyelim ki; hadis ve âyet sadece Müslümanlara hitap ediyor.

Schiller, “ Doğruluk her şartlar altında meyve verir.” Diyor.

Shakespeare doğruluğu şöyle ifade ediyor: “ Hiçbir miras doğruluk kadar zengin değildir.”

Müslim olsun, gayr-i Müslim olsun, kim olursa olsun, doğruluk tüm insanlık için çok olmazsa olmazdandır.

İnsanı insan yapan unsurların başında itirazsız doğruluk gelir.

Doğruluğun namuslulukla kopmaz bir bağlantısı vardır.

Doğru ve dürüst olmayanın namuslu olması mümkün mû?

Onun için Yüce Peygamberimiz buyuruyor ki; “ Yalan söyleyen bizden değildir.

” Rahmetli Babam derdi ki ; “ Doğru sendeler fakat yıkılmaz.”

Konuyu genelden özele çekmek istiyorum.

Siyaseti bu açıdan ele alalım.

Ülkemizde iki cephe var. Cumhur İttifakı ve Millet ittifakı.

Cumhur ittifakı dimdik ayakta ve iktidarını sürdürüyor.

Millet ittifakı bana göre büyük yaralar aldı ve dağıldı, yeni bir oluşum meydana gelebilir.

Ülkemizdeki siyasî mücadeleler Hak'la Batılın mücadelesi gibi olmamalıdır.

Derinden incelersek öyledir.

Ülkemizdeki siyasî faaliyetler İyi, güzel ve doğrunun; kötü çirkin ve yanlışla olan mücadelesine benzememelidir.

Maalesef öyledir, bu zıt tablo.

Ortada bir devletimiz var, milletimiz, halkımız var. Aynı zemin, aynı atmosferde yaşıyoruz, Allah’ın bize bahşettiği hayat kutsaldır, bu canlar bize Rabbimizin lütfudur.

Samimî isek ortak değerlerimiz ekseninde buluşmalıyız.

Buluşamıyorsak, doğruya doğru, eğriye eğri diyemiyorsak, "Samimî değiliz." demektir.

Samimîyetin olmadığı yerde ortak değerler olamaz.

Her siyasî partiden belediye başkanı görevden alındı. Ortada rüşvet, irtikâp, sûistimal varken, manzaranın nesiyle övünür, durur kimileri?

Biz de dünya milletleri arasında her alanda sağlıklı yaşamak zorundayız.

Yanlış yapan mutlaka görevden alınmalıdır.

İktidar yanlış yaparsa millet iktidarı seçim yoluyla görevden alır.

Muhalefet yanlış yaparsa millet o muhalefete ömür boyu iktidar vermez.

Ben devletimizin savcılarına güveniyorum. Onlar, hukukçuluk oynamıyorlar. Ortaya binlerce sayfalık iddianame çıkıyor.

İnsanlar, hırsızlık fiillerine hala inanmıyorlar. Akıllara durgunluk veren fiillerin de yaşandığına şahit oluyoruz.

Denizde, havada ve karada yenilen çirkin ve iğrenç oluşuma hala inanmayan, tespit edileni iftira zanneden gafiller var.

Yanlışı alkışlıyorsanız, fikriniz ve zikriniz ne derecede doğrudur?

Zalimin zulmünde sessiz kalmak, zalimle aynı olmak değil midir?

Eğri ile doğruyu ayırt edemiyorsanız, idrâke sahip misiniz?

Yalana sahip çıkıyorsanız, ahlâklı mısınız?

Ortada toplumumuz açısından bir acı gerçek var.

Çok büyük hırsızlık ve yolsuzluk olayları olduğu halde, buna inanmayan ve kendisini dürüst zanneden bir sürü insan, topluluk, dernek, vakıf var, aramızda.

Hataların, kasıtların, hırsızlıkların, ihânetlerin faîlleri kim olursa olsun hiç ayırım yapmadan, millettimizin selâmeti, devletin bekâsı, yarınlarımızın devamlılığı için gereken ne varsa üzerine gidilmelidir.

İnanan insanının hayata bağlılığı Kur'an ve Sünnet eksenli ise, gerisi boştur, ve's-selam!..

Bu yazı toplam 251 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sadettin Bayram Arşivi
SON YAZILAR