Sadettin Bayram

Sadettin Bayram

İTİKÂF

İTİKÂF

Merhum D Mehmet Doğan üstadımız itikafı şöyle tarif ediyor. “ Dünya’dan el etek çekip ibadetle meşgul olmak, kalbi arındırmak için belli bir süre kapanıp ibadetle meşgul olmak.”

İtikâf kimine göre kırk, kimine göre on gün sürelidir. Özellikle Ramazan ayının son on günü ayakaltı olmayan kapalı mekân seçilmelidir.

Hatıratını yazdığım, çok sevdiğim, ortak çalışmalarımız olan merhum Zafer İçyer kardeşimle Akmedrese’de konuşurken itikafa girmeye karar verdik. Beypazarı’nda Sultan Alaaddin camiini seçtik. Bir beldede itikafa giren olunca diğer kullar üzerinden itikâf sakıt olurmuş.

Caminin selmaver bölümünü perde ile kapadık, daha doğrusu Emin Kabasakal hocam bize orayı hazırlamış. Lokantaya sahur ve iftar yemeklerimizi sipariş ettik, başladık itikâf faaliyetimizi icra etmeye.

Zafer çok cömert bir insandı. Yemeklerimizi getiren garson caminin bir yerine bırakırdı, her gün boş kabı iade ederken bahşiş bırakırdı. Bu durum garsonlar arasında rekabete yok yol açmış. Sen götüreceksin, ben götüreceğim kavgasına sebep olduk.

Caminin imamı dostumuz Emin Kabasakal hocamız bizi dışarıdan takip ediyordu. Her şey yolunda gidiyordu. Caminin müezzini var ama on günlüğüne müezzin ben olmuştum.

Geceleri el ayak çekilince caminin tuvaletlerini ve abdest alma mahallini sobunlu suyla yıkıyorduk. Daha doğrusu Zafer beni buna zorluyor ve emri vaki yapıyordu. Her taraf mis gibi tertemiz olunca gelenler şaşırıyordu. Bu arada çıkışa masa atıp para toplayan adam da ortadan kayboldu. Her halde tuvaletler emin ellerde diye düşündü.

Hastaneye, cezaevine ziyaretçiler gelir ama ilk defa itikâfçılara da misafir geldiğini gördüm. Bir gün teravihten sonra Ayhan Yılmaz, Nurettin Yıldız, Hüsnü Özer ve Emin Kabasakal hocamız ellerinde baklava ile çıkageldiler.

Bizim yemekleri alıp boşları bıraktığımız pencere bazen kağıda yazılı notlar bırakıyorlar, bizden dua istiyorlardı. Bazı insanların sıkıntılarına ve çilelerine şahit oluyorduk.

Bu vesileyle Göynüklü meşhur Çakır Hocamızın sesi ile tanıştık. Sabahları ve diğer vakitler her vaktin kamakıyla öyle güzel bir ezan okuyordu ki, mest oluyorduk.

Geceleri camide dizi filmler çekmeye başladılar. Dizinin adını unuttum, bir ulusal kanalda oynuyordu. Bu çalışmalar bizi etkilemiyordu. Ama ben rahatsızdım. İnsanlarla hiç temasımızın olmaması gerekiyordu.

Bir gece Zafer “ abi kirlendik hamama gidelim diye tutturdu. Olmaz dedimse de hamama gittik ve Tokatlı tellala kese olduk.

Kadir gecesine denk gelen gün camide bulunan sakalı şerif cemaat ziyarete açıldı. O gün hayatımda duygulanmadığım kadar duygulara gark oldum. Saatlerce hıçkıra hıçkıra ağladım.

Bu on günlük itikâf süresince bir hatim indirdim ve hacimli bir kitap okudum.

Yılların bile hızla geçtiği şu fani dünya da on gün de geldi geçti. Bayram namazından sonra lokantaya olan hesabımızı kestik. İbrahim Saraç bizi hazır bekliyordu. Hemen evlerimizin yolunu tuttuk.

Bu itikâf olayını yaşadığımızın üzerinden 18 yıl geçmiş (2008) Zafer İçyer kardeşim ise altı yıl önce vuslata erdi. İtikâfımızın şahitleri halen hayattalar. Hatıralar paylaşılmadıkça tadı olmuyor. Sizlerle paylaşayım dedim. Eleştiriye açığım.

Bu satırları yine bir Ramazan Bayramı Arifesinde yazıyorum.

Bu vesile ile tüm Mü’min kardeşlerime selam eder, sıhhat ve afiyette daim olmalarını ve daima iyi günler içerisinde güzel güzel yaşamaların Yüce Mevla’mdan niyaz ederim.

19 Mart 2026 Perşembe

Fıranlar Köyü

Bu yazı toplam 201 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sadettin Bayram Arşivi

ZAMAN

16 Mart 2026 Pazartesi 11:25
SON YAZILAR