Sadettin Bayram

Sadettin Bayram

MALUM BU SENE (2026) UNESCO’NUN ŞEYH EDEBALI YILI İLAN ETMESİYLE BİLECİK TE YAPILACAK FAALİYETLERE DİKKATİMİZİ CELBETTİK

MALUM BU SENE (2026) UNESCO’NUN ŞEYH EDEBALI YILI İLAN ETMESİYLE BİLECİK TE YAPILACAK FAALİYETLERE DİKKATİMİZİ CELBETTİK

Bendeniz Abdulkadir Erdoğan Beyin “Sakarya Türküsü “kitabında Şeyhimiz ile ilgili yazdıklarını hem Sakarya hem de yeniden yayınlamayı düşünüyorum.

Ayrıca 14-15 Kasım 2019 da icra edilen Sempozyumda Mustafa Özçelik Hocamızın aşağıda adı geçen Sempozyumda Mustafa tebliği kamuoyu ile paylaşmak istiyorum.

Şeyh Edebalı Üniversitemizden bir sempozyum bekliyorduk. Bu konuda bir kitabı hazırlama aşamasında olduklarını sevinerek öğrendim.

Şimdi Mustafa Hocamın tebliğini aynen sizlere sunuyorum.

O Sempozyumla biz Bileciklilere neler hediye ettiğini yeni fark ettiğim Valimiz Bilal Şentürk Beyefendiye de buradan teşekkürü borç biliyorum.

*

BOYDAN DEVLETE İSTANBUL

SÖĞÜT’TEN İSTANBUL’A

ŞEYH EDEBALI

Osmanlıyı kuran ruh.

Türkler tarih boyunca çok sayıda devlet kurmayı başarmış bir millettir. Bu sayı kimilerince 180 ne kadar çıkarılmaktadır. Fakat bunların arasında dünya hakimiyeti açısından öne çıkanların sayısı 16’dır. Büyük devlet geleneğinin ilki MÖ 220-MS. 216 arasında hüküm süren Büyük Hun imparatorluğudur. Bu güçlü devlet geleneği daha sonra Batı Hun, Göktürk, Avar, Hazar, Karahanlı, Gazneli, Büyük Selçuklu gibi devletlerle devam etmiştir. Bu geleneğin Türkiye Cumhuriyeti devletinden bir önceki “Osmanlı Devleti” olmuştur.

Bütün bu büyük Türk devletleri; askeri, siyasi, ekonomik, kültürel anlamda dünya tarihinde derin iz bırakmış devletlerdir. Son büyük devletimiz olan Osmanlı ise sûre bakımından en uzun (1299- 1923) 624 yıl, coğrafi mekân olarak en geniş (etki alanı24 milyon km2) alanda hakimiyet kurmuştur.

(Kıymetli okurlarım konumuz sadece Şeyh Edebalı olduğu için yazımız çok uzun olmasın diye Şeyhimiz ile ilgili bazı bölümleri alıyorum. Tamamını bahsi geçen kitaptan okuyabilirsiniz. ………. Geçtiğim yerleri yazıyı kısaltmak için almıyacağım.)

Fakat bu süreç içinde Karacahisar’ın fethine ayrı bir paragraf açmak lazımdır. Zira devlete giden yol asıl olarak burada açılır. Kalenin fethi Selçuklu Sultanınca öğrenilince Osman Bey’e alem, tuğ ve tabl göndererek onun Uç Beyliğini onaylamış olur. Burası Osman Bey’in çağrısı üzerine civardan gelenlerle iskân edilir. Devlete gelecek ilk adımlar olarak mali uygulamalar başlar, çarşı pazar kurulur, alışveriş kurallara bağlanır. Çok geçmeyecek Osman Gazi’yi tam bir devlet adamı olarak yetiştirip yönlendiren EDEBALI’nın onayı ile Karacaşehir’de Cuma Namazının kılınması ve Osman Gazi adına Dursun Fakih’in hutbe okuması, sikke basılması gibi uygulamalarla beyliğin bağımsızlığı ilan edilmiş olur.

KURUCULAR VE KURUCU RUH YAHUT KURULUŞUN TEMEL DİNAMİKLERİ

Osmanlı devletinin beylik olarak askeri anlamda kurucusu Osman Gazi, onu vizyon ve misyon sahibi bir lider yapma konusundaki çabasıyla öne çıkaran manevi lider ise Şeyh Edebali olmuştur.

(Kıymetli okurlarım konumuz sadece Şeyh Edebali olduğu için yazımız çok uzun olmasın diye bazı bölümleri almıyorum. Tamamını bahsi geçen kitaptan okuyabilirsiniz.)

……………

…

BİR MANEVİ ÖNDER: ŞEYH EDEBALI

Madem Şeyh Edebali için böyle bir düşünceye sahibiz öyleyse onunla ilgili biliyorsak da malumatları burada hatırlamak gerekir. Kaynaklarda Atabalı, Ede Şeyh olarak anılan Şeyh Edebali (1206-1226) Karaman’da doğmuş, (Kırşehir o dönemde Karaman eyaletine bağlı olduğu için doğum yerinin Kırşehir “bugünkü Kırıkkale’nin Balı Şeyh Kasabası olduğu da söylenmektedir.” O’na asıl adı “İmadüddin Mustafa b.İbrahim b. İnac” yanında “el Kırşehri” denmesi bu yüzden olmalıdır.

Şeyh Edebali ilk tahsilin Karaman da (Kırşehir) yaptı. Hanefi fakihi Necmeddin ez -Zahidi’nin öğrencisi oldu. Daha sonra Dımaşk’a (Şam) giderek Sadreddin Süleyman b. Ebü’l İz ve Cemaleddin ei-Hasfri gibi dönemin tanınmış alimlerinden dini ilimleri tahsil etti. Özellikle tefsir, hadis ve fıkıh (hukuk) alanında eğitim görmüş, daha sonra Dımaşk dan ülkesine dönünce tasavvufa yöneldi; böylece sahasında kendini yetiştirmiş bir şahsiyet oldu.

Burada kimi yazarlarca bir ahi şeyhi (Edebali’nin kardeşi Şemseddin de önemli bir ahi reisi idi.) Kimilerince Vefaiye tarikatına mensup Baba İlyas halifelerinden bir Babai şeyhi olarak görüldüğünü de hatırlatmış olalım.

…………………..

Şeyh Edebali, Şam’daki eğitimini tamamladıktan sonra memleketine geri dönmüş fakat burada çok kalmadan Batıya yani Osmanlı Beyliğinin kurulacağı Eskişehir’e gelmiş ve burada Eskişehir merkeze bağlı eski adı İt Burnu sonraki adı Uludere olan köye yerleşerek burada hem müderrislik hem de şeyhlik yapmıştır. Onun buraya gelişi şöyle açıklanabilir. Burası Alaaddin Keykubat’ın Şeyhi olan Süleyman Türkmâni adına cami, medrese, hamam gibi yapılar inşa ettirdiği bir yerdi.

Şeyh Edebali buraya gelişinde bu durum bir sebep olarak görülebilir. Ama asıl sebep o tarihlerde Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından Eskişehir’in Sultanönü adıyla bir sancak haline getirilmesinde aranmalıdır. Çünkü Kayılara Yassıçimen Savaşından sonra önce Ankara yakınlarındaki Karacadağ, yurtluk olarak verilmişti. Şeyh Edebali ile Ertuğrul Gazi burada komşu olmuşlar, daha sonra İlhanlılar Anadolu’yu işgale başlayınca Ertuğrul Gazi ve maiyeti ile Batıya göç etmişlerdir. İşte bu göçenler arasında Şeyh Edebali vardı. Gelişen hadiseler artık Selçuklu devletinin sona ereceğini, birlik ve dirliğin kaybolacağını ve Türklüğün yeni bir devlet kurma imtihanı ile karşı karşıya geleceğinin işaretlerin vermeye başlamıştı. Anadolu Selçuklu Devletinin dağılma döneminde uç bölgelerine ve bilhassa Gazi Beyliğe doğru akın ettikleri belgelerle kayıt altına alınmıştır.

Şeyh Edebali, Karacahisar’ın fethinden sonra ise Bilecik’e yerleşir ve burada adına zaviye kurulur. Vakıf Teşekkül ettirilerek (Vakf-ı Zaviye-i Ede Şeyh der Bilecik.) (“Bu arada ben Sadettin Bayram olarak soruyorum. Bu vakfın akıbeti ne oldu? Bu işin peşine düşeceğiz inşallah.”) civar köylerden araziler verilir. Burada Osmanlının ilim ve irfan ehli olacak gençlerini yetiştirir. Vefatından sonra da buraya defnedilir.

sado1.jpeg

sado2.jpeg

sado3.jpeg

sado4.jpeg

OSMAN GAZİ EDEBALİ MÜNASEBETLERİ

Selçuklu Uç Beyi olan Osman Gazi ile Şeyh Edebali’nin onun Uludere köyüne yerleşmesi ile başlar. Şeyh Edebali’nin Uludere’deki faaliyetleri Osman Bey’in zamanda dikkatini çekmekte gecikmez. Böylelikle aralarındaki münasebet başlar.

Şeyh ve dervişleri çok seven Osman Gazi, onun adına hem Uludere de hem de bugün Şeyh Edebali’nin makamının bulunduğu Eskişehir merkez Odunpazarı bölgesinde birer tekke yaptırır. Sık sık onu burada ziyaret eder, ondan destek ve dua ister. Dini ve idari konularda her zaman onun görüşlerine başvurur. Münasebet burada da kalmaz. Osmanlının bir devlet olarak kuruluşuna yorumlanan o meşhur rüya hadisesinin ardından Osman Gazi, Şeyh Edebali’ye damat olur. Bu durum Edebali’nin Anadolu’nun geleceğinin uç boylarında gelişeceğine inanmasıyla ilgilidir. Kızını da bu düşünce ile Osman Bey’e vermiş olmalıdır. Böylece Osman Gazi, ünü Söğüt’te değil bütün Anadolu’da bilinen Edebali’nin ve dolayısıyla ahilerin desteklerini de kazanmış olmaktadır.

Böylece ikili arasındaki münasebetler daha kapsamlı bir seyir izlemeye başlar. Osman Gazi’nin hem Şeyhi hem kayınpederi hem de Osmanlının ilk kadısı ve ilk müftüsü sıfatlarını taşıyan, o at sırtında, eli kılıçlı Osman’ı Türklüğün geleceği için babasının yerine hazırlar. Ona devlet kurma şuurunu, Osman Turan’ın ifadesiyle “Türk Cihan Hakimeti Mefkûresini aşılar, gönlüne nakşeder. Oba idaresini, din ilmini ve savaş taktiklerini öğretir. “Onun en yakın müşaviri ve yol göstericisi olur.” “Onu din, devlet, tasavvuf ve terbiye anlayışıyla adeta bir kuyumcu gibi işler, Kara Osman’dan Gazi Osman’ı çıkarır. Onun ikaz ve ikazlarıyla manevi temellerini oluşturup geliştiren Osmanlı, her türlü sapkın düşüncenin dışında dinin ana caddesi sayılan Hanefi- Maturidi çizgisinde yapılanır.

Kısacası, Şeyh Edebali, Kayı boyunu, yaylalarda gezinmekte iken bile özünde var olan devlet kurma kıvılcımını ateşler. Bey Ertuğrul Gazidir, Osman Gazidir ama perde gerisindeki teknisyen Şeyh Edebali’dir. Böylece Osman Gazi’nin temsil ettiği maddi güç ile Edebali’nin temsil ettiği manevi güç birleşir ve Osmanlı kurulur. Dolayısıyla Edebali’nin bir fakih, alim ve mutasavvıf olarak yazılı bir eseri yoktur ama (Hacı Bayram-ı Veli’nin de yazılı eseri yoktur ama o canlı kitaplar yetiştirmiştir. S. Bayram) onun en büyük eseri Osman Gazi ve Osmanlı devleti olmuştur. Bu yüzden adı Osmanlı Devleti’nin manevi kurucusu olmuştur.

*

RÜYADAN DOĞAN DEVLET

VASİYETLERİN ANLAM DÜNYASI

(Kıymetli okurlarım konumuz sadece Şeyh Edebali olduğu için yazımız çok uzun olmasın diye bazı bölümleri almıyorum. Tamamını bahsi geçen kitaptan okuyabilirsiniz.)

Bunları hepiniz biliyorsunuz.

Merak edenler fotoğrafını koyduğum kitaptan okumak isteyenler valilik veya Üniversiteden temin edip okuyabilirler.

KURUCU İLKELER BÖLÜMÜ DE ÇOK ÖNEMLİ BİLGİLERLE DOLU.

Lakin biz burada çok detaylı bilgilere giremiyoruz.

Mustafa Özçelik Hocamıza yaptığım iktibastan dolayı helallik istiyor ve kendilerine çok teşekkür ediyorum.

HER ŞEY ŞEYH EDEBALI YILI İÇİN

Sadettin Bayram

Ertuğrul Ocağı Genel Sekreteri

Bu yazı toplam 177 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sadettin Bayram Arşivi
SON YAZILAR