BASİT
‘Basit’ sözcüğü, maksadını aşan ya da içinde barındırdığı farklı sözcüklere payanda bir sözcük... ‘Basit’ sözcüğünün birilerini hakaret suçundan kurtaran bir kelime olduğunu tahmin etmek, çok basit... Basit mi, bas git mi, bas it mi? ‘Basit’, böylesine basit bir algıyı içinde barındıran, basitken işi zorla hâle dönüştüren tehlikeli bir söz... Bu, basit kişilerin ağzından dökülen, ses getiren, sesi sessizliğe eviren sözde söz... Mâlum, “Basit insanlar hep ilgi görür, kaliteli insanlar ise hep yalnız kalır. Çünkü ucuz malın alıcısı çok olur.” (Necip Fazıl Kısakürek’e, Cenap Şahabettin’e, Cemal Süreya'ya atfedilen, sosyal medyada çok yaygın söz)...
Zihnimiz, basitten ziyade karmaşık olana daha çok meyilli... Zor olan değerli, az olan erdemli, anlaşılmaz olan popüler... ‘Basit’; birçok kültürde yanlış anlaşılmış bir sözcük... ‘Basit’; gerçekte hakikate ve hikmete açılan bir kapı... Sade olanın içindeki gizli güç, gözün aşina olmayışında ve fark edilemeyişinde saklı... Aslında, basit olanın altındakidir paha biçilmez yapı... Basitlik; yüzeysel zannedilir, lâkin Allah’ın en temel kanunları dahi şaşırtıcı ölçüde basit... Yerçekimi, ışığın hızı, suyun döngüsü ve daha nicesi... Her biri birkaç ilke üzerinden tüm evreni şekillendirmekte... ‘Basit’, bir bakıma, karmaşık olanı yüklenen iskele gibi; görünmez, sessiz, ancak her şey onun üzerinde konuşlanmış... ‘Basit’, bize hayatın temel direklerinin sade gerçeklerden ibaret olduğunu fısıldamakta... Bir tebessümün iyileştiriciliğini... Bir sözün yıkıcılığını, kurtarıcılığını... Bir niyetin ortaya çıkardığı bütün hikâyeleri… İşin özü; küçük sebeptir, büyük ise sonuçtur... Basit, içinde kocaman ağacı barındıran bir tohum... Zihnimiz bize gösterir ki, belirsizliği azaltmak için karmaşık düşüncelere ihtiyaç var... Zira karmaşık olan, kontrol hissini doğurur; basit olan da, gerçekle yüzleşmemizi sağlar... Bu nedenle, birinin bize “Aslında mesele çok basit...” demesi, bizi çok rahatsız eder... Bu; basit olanın, bahaneleri yok etmesi olsa gerek... Gerçekten, basit kararlar zordur... Basit doğrular sorumluluk gerektirir... Basit çözümler disiplin olmasını icap ettirir... ‘Basit’ mefhumu, ruhumuzdaki karmaşık olan her bir şeye aynadır... Hayat, öylesine basitken, onu zorlaştıran biziz, bizim basitliğimiz...
Basit olan; özsel olanın hedeflenmesi... Hakikat ne kadar süslenirse süslensin, özü daima yalın... Bilgelik, karmaşık görünenin basit olana indirgenmesi... ‘Basit’, gözden çok çabuk kaçırılabilen bir uyarı gibi... Sade olabilmek, asaletle ilintili hâl... Sadelik yoksulluk değil, seçilmiş bir zenginlik... Bir düşünce ne kadar basitse, ne kadar basit algılanabilirse, o kadar kalıcı... Bilgelerin basit soruları, hikâyeleri, şiirleri ve unutulmaz anlaşılır basit sözleri; bu sebeple nesilden nesile ulaşmış her birimize... Sanatta basitlik, fazlalıkları ayıklama cesareti... Bu; bir ressamın boşluğu anlamlı kullanmasıdır, bir şairin sözü kısaltarak özü ortaya çıkarmasıdır... Bu; ‘basit’ sözcüğünün zarafeti, estetiği... Basit olan, bize bütünü daha basitçe kavrama fırsatı sunar... Karmaşık olan, bizi anlamsızlığa düşürür; basit olan ise, bizi düşünmeye, sormaya ve sorgulamaya daha cesaretli kılar... Sade bir çizginin, bütün bir hikâye içinde barındırması misâli... Basit yaşamak, sahici bir güçtür... ‘Basit’; yalnızca teori değil, pratik bir öğretidir, öğrenimdir ve kazanımdır... Gerçek mutluluk, karmaşık hedeflere çakılı kalarak elde edilmez; küçük ancak sahici basit anlarda gizlidir... Gerçek mutluluk, temiz bir vicdandır... Samimi bir selamdır... Bir bardak sıcak çaydır... Bir can dostun varlığıdır... Güneş ışığı üzerimize doğmadan uyanmaktır... Gerçek mutluluk, öylesine basit aslında... Hayatı değerli yapan şeyler, çok para ile elde edilmez... Bu, bu kadar basit bir gerçek... ‘Basit’, sade, yalın ve ucuz olan da bir hikmet var... ‘Basit’; dönüşün, dönüşümün, yenilenmenin çağrısıdır bize... Kendimize dönmenin, kendimize gelmenin, kendimize egemen olmanın, özümüze dönmenin, gerçeğe dönmenin çağrısı…
Basit olanı küçümsemek kolay; lâkin basit olanı anlamak, cesaret ve olgunluk ister... Unutmayalım, basitlik, hakikatin en sade ahvâli... Gözümüzün önünde durduğu hâlde görmekte zorlandığımız hakikat, her zaman çıplak ve basit... Yeter ki, özümüz basit ve ucuz olmasın... Sözümüz ise basit, anlaşılır olsun... Basit sözün değerini basit olmayan bilir... Basit söz, sade bir ifadenin insan ruhuna dokunmasıdır, samimiyettir... Basit söz, sözü gevelemeden doğrudan söyleyebilmektir... “Sözünü öyle söyle ki, karşındaki gönül alsın; gönül yıkmasın.” (Mevlana Celaleddin-i Rumi)... Bu; basit, doğru söylenen sözün, kalpleri onarma gücü... “Güzel söz, kısa ve öz olur.” (Konfüçyüs)... Sadeliktir, sözün değerini artıran... Uzun ve karmaşık ifade, etkisini çok çabuk kaybeder... “İnsanın değeri, söylediği sözle ölçülür.”( Hz. Ali)... Basit bir sözdür, kişinin karakterini ve değerini ortaya koyan... “Basit sözler, çoğu zaman en derin duyguları anlatır.” (La Rochefoucauld)... Karmaşık ifade, ilişkiyi ve iletişimi kesintiye uğratır; sade söz, ilişkiyi ve iletişimi sağlıklı, sürdürülebilir hâle getirir... Sözün özü: “Söz ola kese savaşı, söz ola bitire başı.” (Yunus Emre)... Neden mi basit sözler daha değerli? Zira basit, yalın ve içten söz; karmaşık ifadelerden arınmış sözdür... Basit söz, herkese ulaşır; farklı kültür ve eğitim seviyesindeki insanlara hitap eder... Basit söz, kalıcıdır... Kısa ve öz söz, hafızada daha kolay saklanır... Basit, anlaşılır söz, güven verir... Dolambaçlı söz yerine doğrudan söylenen ifade, diyalogu güçlendirir...
Marifet, sözü allayıp pullayıp dile getirmek olmamalı... Akademik söz de öyle... Söz dediğin referanslı olmalı... Söz, kaliteli ve düşündürücü olmalı... İletişimde söylenen söz; açık ve net olmalı... Belirsizlikten kaçınarak “Bir ara buluşalım.” yerine, “Şu tarihte, şu gün, şu saatte bulaşalım.” denmeli... Somut konuşulmalı... “Kendimi kötü hissediyorum...” yerine, “Beni dinlemediğinde kendimi kötü hissediyorum...” denmeli... Dürüst ve içten olunmalı... Rol yapılmamalı, süslü kelimeler kullanılmamalı... Duygular gizlenmemeli... “Öfkeli değilim...” deyip kızgın olunmamalı... Öfkeli olduğumuzda, “Söylediğin canımı sıktı...” denmeli... Naif değil nahif olunmalı... Mâlum “Kılıç yarası geçer, dil yarası geçmez.” (Atasözü)... Sözlerimiz karşımızdakini incitmemeli... Suçlayıcı ‘Sen’ dili yerine açıklayıcı ‘Ben’ dili kullanılmalı... Meselâ, “Sen zaten hiç beni dinlemiyorsun!” denmemeli... “Konuşurken sözüm kesildiğinde kendimi önemsenmiyor hissediyorum.” denmeli... “Lütfen, teşekkür ederim, özür dilerim” sözleri yerinde, doğru bir şekilde içtenlikle kullanılmalı... Yapıcı ve çözüm odaklı olunmalı... Eleştirmek yerine geliştirmeye odaklanılmalı... “Bu planlama, berbat olmuş...” yerine, “Planın içeriği çok güzel, ancak şu hususlar üzerinde biraz daha çalışmak daha etkili olabilir...” denmeli... Geçmiş değil, gelecek konuşulmalı... “Bunu yapman doğru değil!” yerine, “Bir sonraki seferde böyle bir durumda daha farklı yapabilirsin...” denmeli... Doğru söz, doğru zamanda doğru üslupla söylenmeli... Öfke anında konuşulmamalı... Eleştiri ve özel konuşma, kalabalık önünde değil, uygun bir ortamda yapılmalı... Kendimizi muhatabımızın yerine koyarak diyalog kurulmalı... Diyaloğa dinleyerek başlanmalı... “Anlıyorum, gerçekten zor bir durum olmalı...” vb. cümlelerle karşımızdakine değer verdiğimizi gösterelim... Karşınızdaki kişiye ve duruma göre sözlerimizi ve üslubumuzu ayarlayalım... Mizahı dozunda kullanalım... Karşımızdakinin kültürüne, yaşına, ruh hâline duyarlı olalım... Konuşmamızda, maksada uygun doğru bilgi verelim... İletişim kazalarına mahâl vermeyelim... İletişimde ideal olan; açık, dürüst, nazik, yapıcı, zamanlı, empatik, merhametli, maksadına uygun basit sözü söyleyelim... ‘Basit’ sözünü, ‘bas git’ ‘bas it’ vb. söylem kurnazlıklarına evirmeyelim... Haddimizi aşmayalım... Haddini aşanların elbette bir gün silkeneceklerini unutmayalım... Sözümüz, ağzımızdan çıkana kadar bize ait; çıkınca biz ona...
Basit sözü değerli kılan, basit kimsenin basit sözü değil elbette... Basit sözün değeri; samimiyet, doğruluk ve kalplere dokunma gücü ile alâkalı... Selam, sevgi ve saygılarımla. https://bit.ly/muzafferceven

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.