MUZAFFER ÇEVEN

MUZAFFER ÇEVEN

DUDAK OKUMAK…

DUDAK OKUMAK…

Okumak ve dinlemek, pasif (alıcı durumundaki) dil becerisi… Yazmak ve konuşmak, aktif (verici durumundaki) dil becerisi… Okumak, gözle yapılan eylem… Gözle okumak, bir durumu ya da olayı dikkatlice gözlemleyerek anlamak için yapılan fiil… Okumanın büyüğü küçüğü olmaz… Küçük okumak, bir şeyi önemsiz veya değersiz görmenin ifadesi… Elbette, okumak ve yazmak, eğitim ve kültür açısından bir şeyleri öğrenmek, bilgi edinmek maksatlı yapılır… Okuyan yazabilir, dinleyen konuşabilir… Dil becerileri, birbiriyle yakından ilişkili… Biri konuşurken, diğeri dinler ve not tutar (yazar)… Biri okurken, aynı zamanda not çıkarır (yazar)… Dil becerisi, tek başına işlevli değil… Hayatın gerçeği bu… İletişimde, dil becerileri son derece önemli… İletişim kurabilmesi ve sürdürebilmesi, dil ve beden becerilerine bağlı… Okuma yazma bilmemek; cahil olmak, hiç eğitim almamış olmak demek… Okuma; dille, ağızla, dudakla yapılır… Dudak, okumanın görselliğini yansıtır…

Dudak okumak; birinin konuşmasını, dudak hareketlerinden anlamak… Her dudak hareketi, çözülmesi gereken bir bilmecedir âdeta… Okumadan okumaya, okuduğunu anlamadan anlamaya, dağlar kadar fark var… Farkı fark etmenin farkındalık olduğunu sanmanın ötesine çıkamayan, kısır döngü girdabında çırpınıp durur… Böylesi bir hâl, sonrasında düşünce okumanın ilk adımı olan beden diline evrilir… Gereken duyarlılık gösterilmediğinde de, iletişim kazaları sıradanlaşır… Bu, ‘dudak okumak’ dedikleri bir avuntu… Söylenen sözlerin sessiz versiyonu dudaklara yansıyınca, iletişim, güvensizlik çizgisinde çakılı kalır… İnsanın gözleri fer fecir olunca, maksadını aşan sözlerin kurbanı olur her bir kimse… Fer fecir, aydınlanma ve güneş doğmadan önceki alacakaranlık, sabah ışığı anlamında bir ifade… Fer fecir, gözleri fıldır fıldır dönen, şeytanî ve kurnaz bakışları olan insanlar için kullanılan bir deyim… Dudak okumak, sessiz bir eylemi anlamaya çalışmanın çok bir adım sonrasında, içinde derin anlamlar barındıran beceri… Bu; görünmeyeni anlama çabası, iletişimsizlik içinde iletişim kurma arzusu ve satır aralarını okuma yeteneği… Dudak okumak; sessizlikte sesi aramanın çabası… Dudak okumak, bir sesi duyamadığımız hâlde onu anlamaya çalışmanın adı… Dudak okumak, okuryazar olmanın bir üst basamağı olan okuyan ve yazan olmak… Dudak okumak, iki dudak arasından kurtulmak ve iletişimsizlik ortamında dahi anlam aramak… Sözsüz iletişim yollarını keşfetmek, sessiz çığlıkları duymaya çalışmak… Dudak okumak, kim bilir belki de, bir insanın konuşmadan anlattıklarını duymaya ve anlamaya çalışmak… Dudak okuyabilmek, özel bir dikkat gerektiren uğraşı… Zira dudaklar sadece bir hareket olarak görülebilir, lâkin onları anlamlandırmak özel bir yetenek ve bilgi gerektirir… Dudak okuyabilmek için; görünenin ötesine geçebilmek lâzım… İmaj, jest ya da davranışların ardındaki niyeti kavrayabilmek lâzım… Zihinsel dikkat ve kalp gözüyle bakabilmek lâzım… Sadece göze değil, sezgiye de kulak verebilmek ve nemelâzım anlayışından uzak durabilmek lâzım… Anlatılamayanı anlayabilmek gerçek arif ve can olabilmeye bağlı… Mâlum, bazı insanlar bir şeyleri açıkça dile getiremezler... Tam da burada, dudak okumak devreye girer… Adamsendeci vurdumduymaz biri, ima edilenle yetinir; konuşamayanın derdiyle derlenmez… Dudak okumak, işte böyle bir şey… Suskunlukta gizlenmiş hikâyeyi çözmektir, bazen susup, dudakları değil, kalbin diliyle hemhâl olmaktır dudak okumak… Dudak okumak, kısıtlı şartlarda anlamayı anlamaya odaklanmaktır belki de bazen… Birçok durumda, fiziksel engeller ya da uzaklık nedeniyle doğrudan iletişim kurulamaz… Dudak okumak; zor şartlarda anlamayı kolaylaştırır… Empatiyi harekete geçirir ve başkalarıyla bizi yakınlaştırır… Şartlar ne kadar zor olursa olsun, karşımızdaki bireylerle bağ kurmamızı sağlar… Dudak okuyabilen, uzak mesafeleri yakınlaştırır… Dudak okumak; dilin sınırları kaldırır… Dudak okumak, bizden başkalarının suskunluğuna saygı duymamızın ve onları anlamaya çalışmamızın gereğidir… Meselâ, bir şair için dudak okumak, sessiz bir acıyı dile getirmenin sanatıdır… Ressam için, dudakların titremesini bir duygunun izine dönüştürebilmektir… Âşık için, sevgilinin uzaktan söylediğini sezebilme yetisidir… Günümüzde empati kurmanın, dikkatle dinlemenin ve derinlemesine anlamanın simgesidir dudak, göz, yüz ve beden dilini okuyabilmek… Gözler ruhun aynası, dudaklar sözlerin yankısı… Duyamadığımızda, görmekle yetiniriz… Dudaklara ve gözlere bakarız; dudaklardan sessizliğin en gür sesini duyarız ve gözlerden de görünmeyeni görürüz…

Dudak okumanın vb. bilindik okumaların dışında, o kadar çok ‘okuma’ eylemi ki… Masal okumak; gerçek dışı, oyalayıcı sözler söylemek… Fatiha okumak, bir şeyden umudu kesmek… Okumayı sökmek, okuma becerisini kazanmak… Meydan okumak, korkmadan birine karşı çıkmak, yarışa davet etmek… Bülbül gibi okumak, kolaylıkla ve güzel bir şekilde okumak veya itiraf etmek… Martaval okumak, yalan veya uydurma şeyler söylemek… Salâ okumak, Cuma namazını veya bir ölümü duyurmak için minareden okunan dua… İçini okumak, birinin gizli düşüncelerini anlamak… Babaya rahmet okumak, birine kötü sözler söylemek, lanet etmek… Düşüncesini okumak, birinin ne düşündüğünü sezmek… Ezberden okumak, metni ezberden söylemek… Gözlerinden okumak, birinin duygularını bakışlarından anlamak… Yüzünden okumak, yazılı metni doğrudan yüzünden okumak veya yüz ifadesinden anlamak… Yüzünden okumak; birinin yüz ifadesinden ne düşündüğünü, ne hissettiğini anlamak… Canına okumak, birini perişan etmek, zarar vermek… Okuyup üflemek, dua okuyup üflemek (dinî ritüellerde)… Rahmet okumak, ölen birine dua etmek… Okuyup üflemek; büyü yapmak, muska okumak… Maval okumak, boş, anlamsız sözler söylemek… Katakulli okumak; yalan söylemek, palavra atmak… Dersini almak/okumak; bir olaydan, deneyimden ders çıkarmak, ibret almak… Olayları iyi ve derin okumak, ince eleyip sık dokumak; bir işi yaparken çok dikkatli ve titiz olmak, her ayrıntıyı gözden geçirmek... Kitabı ezberden okumak, bir şeyi kelimesi kelimesine hatırlamak… Kulağını iyi açmak/okumak; söylenenleri dikkatle dinlemek, iyice anlamaya çalışmak… İçinden geçirmek/okumak; bir şeyi yüksek sesle söylemeden zihninde tekrarlamak, düşünmek… Nasihat okumak; birine öğüt vermek, nasihat etmek…

Dudaktan okuyabilmenin birçok yolu var muhakkak… Bu beceri, kişinin ne kadar donanımlı ve kıvrak zekâlı olduğu ile ilgili… Bir şeyin çok açık, anlaşılır ve düzenli (kitap gibi) ise eğer, dudaktan okumak bir maharet değil… İşimize geldiği davranarak, işi kitabına uydurarak, bir olayı kendi çıkarımıza göre anlatı, gerçeği saptırarak, dudak okumaya çalışmak, okumak değil; bu birilerini okutmak (kandırmak) olsa gerek… Meseleyi yazılı kâğıt gibi açalım (konuyu çok net ve detaylı anlatalım) ki, dudaktan okuyabildiğimiz anlaşılabilsin… Kara cahilin (hiç okuma yazma bilmeyen bilgisiz kimsenin), dudak okuyabilmesi gayrimümkün… Dudak okuyabilen; kitap kurdu dur (çok kitap okuyan, okumayı sevendir), her bir hâdiseden dersini alandır (bir olaydan ibret alandır, deneyim kazanandır)… Dudak okumayı, ‘yazboz tahtasına çevirip’ (sürekli fikir ve karar değiştirip) davranmak şeklinde algılamamak gerek… Bu, olsa olsa dudak uçuklaması olabilir… Dudak okumak sıradan bir beceri olarak algılanmamalı… Nazara karşı okuyup üflemek olarak düşünülmemeli… Birine, kırıntı bilgilerle zarf atarak ‘ne düşündüğünü yüzünden okuyabiliyorum’ diye yapılan ucuz yaklaşım olmamalı… Dudak okumak neyse… Daha vahim olanı, birinin aklını okumak… Birinin ne düşündüğünü, ne yapacağını önceden tahmin etmek veya anlamak... Birinin aklını okumak, dudak okumak becerisinden daha kıymetli… Geçmişte yapılanları doğru okumak, sahte kahramanları ve gerçek kahramanları birbirinden ayırabilmek ve tarihin doğru tarafında olabilmek; gerçek anlamda okuyabilmek…

Dudak ya da her ne ise… Marifet, ne dudak okumak ne şu bu okumak… Marifet, gönülden okumak, gönülleri okumak… Gerisi, sadece martaval okumak… Selam, sevgi ve saygılarımla. https://bit.ly/muzafferceven

Bu yazı toplam 133 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
MUZAFFER ÇEVEN Arşivi

KUKLA

10 Ağustos 2026 Pazartesi 15:34

PIŞIK

03 Ağustos 2026 Pazartesi 09:17

ABAK

15 Haziran 2026 Pazartesi 09:06