Doç. Dr.  BURAK ÖZTÜRK

Doç. Dr. BURAK ÖZTÜRK

Engelsiz Bir Yaşam Olsun Artık Şehrimizde!

Engelsiz Bir Yaşam Olsun Artık Şehrimizde!

Bir insanın geçmiş yaşamları; geleceğine yön veren şiddetli rüzgârlar gibidir. Geleceğindeki tüm sorunlar ise; gemi mesafe aldıkça karşısına çıkacak buzdağlarını hatırlatır bizlere. Bu rüzgârlar ve buzullar yapısal bütünlüğü veya planlamış rotayı çoğu zaman bozabilen karakterde olabilirler. Bazen yolcuları dehşete düşürürken, bazense değerli eşyaların ciddi oranda zarar görmesine neden olabilir. Sizin göstereceğiniz azim, cesaret, hakka inanmışlık ve kararlılık ancak bir kaptan olarak, gemiyi güvenli limana ulaştırmanız adına katkı sağlayacaktır.  Çoğu zaman bu azınlık sonuçlar bir başarı hikâyesine ve bazense bir sinema şeridine dönüşür bu deryalarda. Birçok insan için hissettiği zorluk bir lodos gibidir, tabi ki asıl alabora eden ölümcül fırtına hatta kasırga nedir bilmezsen? Bu hafta sonu hayattaki tüm rüzgârlara ve buzullara rağmen, hayatta kalmak için okyanuslarda seyahate ancak yelkensiz virane bir gemiyle başlamış engelsiz kaptanlarımızı yazmak isteriz.

Geçen hafta sonu yeni yatırımcılarla görüşmek ve üniversitemizde yeni projeler üretmek adına Ankara’ya gittik. Bu vesileyle uzun zaman sonra rahmetli baba dostu Sincan Engeliler Derneği üyelerini ziyaret ettik. Tüm deryalara nam salmış, nice buzullara ve hava koşullarına meydan okumuş gizli kaptanlardan sizlere selamlar getirdik. Belki de Titanik idarecilerine meslek bıraktıracak bu kare, soğuk kış günlerinde içinizi ısıtacak bir duygu hissettirir bizlere. Şehrimizde aynı şartlarda denizlere açılmış kaptanlarımıza ve tek derdi kazanç sağlamak olan liman yöneticilerine tavsiyeleri nedir sizce?

 Ankara’da Sincan Ömer Başkanıyla; tüm diğer ileçelerden daha farklı bir yapıya sahip engellilere destek bakımından. Bu dernek sıcacık, dostane ve aile gibi bir güvenli liman tüm engeliler için. Kimi tekerlekli sandelyeli, kimi sara hastası, kimi kalp pili ile yaşıyor, kimininse kolu artık işlevsiz bir vaizyette. Ama hepsinin yüreği bir titanyumdan yapılmış zırh gibi ve hepsinin 95 oktan benzin dolaşır dolaşım sisteminde. 25 yıllık geçmişini ve faaliyetlerini bilirim bu birimin. Tüm aileye tereapi gibidir. Burda yapılan sohbet ve içilen çay Çin tıppını aratmaz engelilere. Kimi zaman maddi yardım sağlanırken, kimi zaman çocukların eğitimi için destek verilir herkese.

Oratokuldayken ilk okuduğum romanları derneğin kütüphanesinden aldığımı hatırlarım. Okey oynamak bir sanattır üyeler için, bazen de tavla. Daha bir çok organizasyon düzenlenirdi bu alt yapıda. Hemen hemen tüm engelilerin birbirine saz çalmayı öğrettiğini ve müzik öğretmenlerinin arada gelip bir senfoninin düzenlendiğini görürüm geçmiş yaşam izleinde. Tabi ki bir Ankara’lı olarak yöresel şarkılarla. Hele bir de seni gidi topal şarkısı çalarsa, artık meydan bizim hayde kaptanlar demeye başlarlar bu çelik kalpler.

İnanmassınız ama ilk üç şehir dışı gezimi dernekle yaptım, tüm ailelerle birlikte onlu yaşlarımda son derece keyif aldım. Gerçekten Parise bile gitsem ararım geçmişi güzel düşlerde. Engeliler dertlerini unutmaz mı bu hayırlı ve faydalı derneklerde. Size çok önemli bir şey söylemek isterim. Yemin ederim bilmiyorum ne annemin ne de babamın hangi kolundan ve bacağından özürü olduğunu! Çünkü bana hiçbir zaman hissetirmediler bir engellerinin olduklarını. Ama yine yemin ederim 34 yaşıma geldiğim şu günlerde; bir çok kalbinden özürlü tanıdım çürümüş ve kokuşmuş yaşam mücadelerinde. Asıl engel vüzcutta sanırdım, ama döndüm ve baktım ki; gerçekte en büyük defo o bedbaht nefislerde.

Aslında bu şehir adına faydalı çalışmalar yapmak isteyen, Kent Konseyi Yöneticileriyle tanışmamız sırasında,  engelliler için bir ofis projesi bilgisi verilmişti bizlere. Ve bu kapsamda güzel bir adım barborosi yüreklere rehberlik etmek adına. Ama ben bir akademisyen ve vatandaş olarak, değerli tüm şehir idarecilerden gelecek projeler adına, sıcacık bahçeli bir dernek beklerim. Tabi ki benzer organizasyonlara alt yapı sağlasın diye.

Bu yazı toplam 2265 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Doç. Dr. BURAK ÖZTÜRK Arşivi
SON YAZILAR