KALDIRIM MÜHENDİSLİĞİ
MKE'den emekli olduktan sonra bir spor kulübünde tesis amirliği, branş sorumluluğu yapmak ve Hacı Bayram’da on beş yıl süren resterosyon – yenileme çalışmalarına katılmam, benim için hayatımın en verimli ve faydalı olduğu yılları oldu.
Hacı Bayram'da birkaç derneğin kurucuları arasında yer aldım.
Hep güzel işler yapmanın gayreti içerisinde olduk.
Hatta destan yazdık diyebilirim.
Zafer İçyer, Ayhan Yılmaz, Halim Altunkal, Selim Cerrah, Balamir Gündoğdu, Akarpınar, Berathan, Teoman beyler bu işin öncüleriydi.
Hakan Yılmaz, Hacı İbrahim Mutlu, Fahrettin Kadayıf ve kardeşleri, ölmüş yapıları ayağa kaldıranlardandı.
Hacı Bayram- Veli Hazretleri'ni tanımaya çalıştık.
Abant TV'de, Dost TV'de, Hedef Radyo'da söyleşiler yaptık.
Bu arada yerel gazetelerde yazılar yazdık.
Hacı Bayram- Veli Hazretleri ile ilgili ciddî araştırmalar yapmaya çalıştık.
O büyük Veli hakkında yazılmış on üç kitap buldum ve okudum.
O büyük Veli'yi anlama gayretinde olduk.
Etraftan beni adam zannetmeye başladılar, böylelikle.
Televizyonlardan Hacı Bayram Veli Hazretleri'ni anlatma teklifleri bitmedi.
Bir gün aralarında tanıdıklarım olan gençler benden kendilerine anlatmamı istediler.
"Ehil değilim." dedimse de "Hayır sen anlatacaksın, dede" dediler.
Hüseyin Ünlü Hocamın oğlu Ekrem Ünlü dayattı ve mecburen davete icabet ettik.
Çok sayıda üniversiteli genç mühendisin ortaklaşa kiraladıkları yere gittik.
Büyücek salona baktım, kırkı aşkın genç mühendis var.
"Tanışmak sünnettir." dedim ve sağ taraftan tanışma faslına başladık.
Şu mühendisi, bu mühendisi derken baktık sıra bana geliyor.
"Eyvahh!.."dedim. Kendimi bu genç ve dinamik insanlara nasıl tanıtacağım.
“Ben de kaldırım mühendisiyim” deyiverdim.
"Aaaa amca sizin zamanınız da o branş mı vardı?" diyenler oldu.
Nükteyi anlayanlar çoğunluktaydı.
Dedim ki; "Gençler, kaldırım mühendisliği, Âdem atadan beri vardır.
Zaman zaman böyle hatıralara dalıp kendimi rahatlatmaya çalışıyorum."
Bâkî Selamlar.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.