Sadettin Bayram

Sadettin Bayram

TAM 29 YIL OLDU 28 ŞUBATI YAŞADIĞIMIZ

TAM 29 YIL OLDU 28 ŞUBATI YAŞADIĞIMIZ

27 Mart 1994'te RP olarak destansı bir mücadele sonunda Bekir Yıldız ile Sincan Belediye başkanlığını kazandık. Gecesi gündüzü belli olmayan çok sıkı bir çalışma temposu içerisine girdik.

O yıllarda Kızılay'a gidip ayakkabısında çamur olanlara Sincan’dan mı geliyorsunuz diye sorarlardı. SHP'li belediye alt yapı çalışmalarını tamamlayamamıştı. Bu nedenle şairler “Çamurname” başlıklı şiirler yazardı.

Göreve geldiğimizde belediyenin hali içler acısıydı. Başkan Bekir Yıldız bu durumu şöyle tarif ediyordu. “Belediyenin üzerinden sanki Sırp Ordusu geçmiş gibi. (O yıllarda Tito’nun ölümünden sonra Yugoslavya parçalanmış Aliya İzzet Begoviç liderliğinde bir devlet kurulmuştu. Batılılar Avrupa’nın göbeğinde İslam devleti istemediklerinden Sırp ve Hırvatları örgütleyerek katliamlara başlamışlardı.)

Belediyenin uçan kuşa borcu vardı. Her şey haciz altındaydı. Çöp kamyonları, ambulans ve iş makinaları haricinde her şeye haciz gelmişti. Araçlar bile yağmalanmıştı. Bir taksi Ünye, Koçhisara verilmiş. Otobüs ve ambulans Ostim’de rehin kalmış, çöp kamyonu borç karşılığında Kızılcahamam’a verilmiş vs. Bu haciz yüzünden ömrümde ilk defa suçlu olarak hâkim karşısına çıkmıştım. Suçum hacizden araç kaçırmak ve saklamak. Hizmet araçlarını inşaatı yarım kalan Ayaş tünelinde saklamıştık.

28 adet içki satan büfeyi ruhsatsız olmaları ve yerleri ise kamuya ait olduğundan yıkmıştık. Orak çekiç anıtını yıkıp yerine Tuğra anıtını dikmiştik.

Çamurlu cadde ve sokaklar hızla azalıyor. Yeni park alanları yapılıyor, şehirde yeşillendirme tüm hızıyla devam ediyordu.

Her hafta bir mahallede halk meclisleri kuruluyor, birim müdürleri halkın şikayet ve sorularına bizzat cevap veriyorlardı. Halk ile başkan arasında fevkalade bir güven oluşmuştu ki geç gelen sütçüyü bile başkana şikayet ediyorlardı.

Muhtarlar Koordinasyon Kurulu Kurulmuş, muhtarlarla her ay bir araya geliniyordu. Şehrin sorunları konuşuluyordu.

Makine ve araç parkı gerçekten çok zayıftı. SHP hakikaten çok kötü bir miras bırakmıştı. Yılmadan çalışıyorduk. Şehrin yaralarını hızla sarıyorduk.

Lale Festivali daha milli ve daha güzel şekilde organize ediliyordu.

Yılbaşlarında cadde ve sokaklarda hindi sürüleri dolaşıyor ve başkan bu hindilerin cadde ve sokaklarda değilde hayvan pazarında pazarlanmasının daha uygun olacağını söyleyince malum basın bu hususu manşetlere peleseng etmişti.

Başkan Türkiye genelinde sol ve laik basının hedef tahtasına oturtulmuştu.

Bu gün dünyada duyarlı olan devletler Filistin'e nasıl sahip çıkmaya çalışırken biz o yıllarda bu duyarlılıkla hareket ediyorduk.

Ramazanlar daha anlamlı geçsin diye çeşitli etkinlikler yapıyorduk. Lale Meydanına Mescidi Aksa çadırı kurduk. Tiyatro oyuncuları belediye personelinden oluşan oyunlar sergiledik. Malum çevrelerin dikkati üzerimize çevrildi. Zaten egemen güçler Refahyol Hükümetini yıkmak için bahaneler arıyorlardı.

Bu arada başkana Yunanistan ve Avustralya’dan papazlardan eleştiri mektupları geliyordu.

Her yerde başörtüsü zulmü Türkiye genelinde had safhaya ulaşmıştı. Üniversitelerde ikna odaları kurulmuştu. Ordudan inancı dolayısıyla atılmalar hız kazanmış Milli Devlet darbetörler vasıtasıyla kan kaybediyordu.

Erbakan hocam MGK'lar da ter döküyor, hadsiz paşaların hakaretine uğruyordu.

Bir gün bir baktık ki; tanklar Ankara caddesinden Ayaş caddesine doğru ilerliyordu.

İşte böyle geldi O MEŞUM 28 ŞUBAT POST MODERN DARBESİ.

İyi niyetle yaptığımız her hizmet hareketi darbe duvarına tosladı.

O gün ağzı kapanan genç kızlarımız bu gün vali oldu. İçişleri Bakan yardımcısı oldu, hakim oldu, savcı oldu, polis ve subay oldular elhamdülillah. Hu der Allah nidaları Anadolu hudutlarından dünyaya taştı. İçte birlik ve dirlik sağlandı. Ordumuz asli görevinin başına döndü.

Ülkem de sevgi, barış, kardeşlik tesis edilmesinden başka bir emelimiz yoktu.

29 yıl sonra hatırladığım çok şey var amma bu kadar yazmam meramımı anlatır sanırım.

Daha fazla bilgi sahibi olmak isteyenler üstadım Bekir Yaçınkaya’yı takip edebilirler. Sanırım o da bildiklerini daha müşahhas bir şekilde anlatmış sağ olsun. Facebook’tan da takip edebilirsiniz.

Selam ve dua ile.

28.jpeg

Bu yazı toplam 261 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sadettin Bayram Arşivi
SON YAZILAR