Doç. Dr. Muzaffer AYDEMİR

Doç. Dr. Muzaffer AYDEMİR

ORGANİZASYON KAVRAMINI ANLAMAK

ORGANİZASYON KAVRAMINI ANLAMAK

Değerli okuyucularım son yazımızda Bilecik ve Ahilik konusunu yazmıştık. Aslında yazıda Bilecik’te Ahilik konusuna tam anlamıyla girmedik. Bilakis Ahilik gibi çok özel bir konuda gerçeklere ulaşmak için kafalarda sorular oluşturmaya çalıştık. Sonuçta da çok ivedi ve önemli bir konuya dikkat çekmiştik. UNESCO tarafından ilan edilen Şeyh Edebali Yılına yönelik dikkatlerimizi çekmiştik. Yazımızda bahsettiğimiz iki konunun da ortak noktası organizasyon yeteneğidir. Bilinen asırlarca, aslında geniş bir bilimsel bir perspektifi sahip olduğunuzda göreceksiniz ki binlerce yıllık bir geçmişe sahip Ahilik çok özel ve özgün bir örgüt yapısıdır. E böylesi bir örgütsel yeteneğe sahip ataların günümüz torunlarının Bilecik’teki temsilcilerinin dünyada ses getirecek bir Şeyh Edebali yılı yapmaktan başka şansı yok.

Organizasyon çoklu disiplinel bir olgudur. Organizasyon, bir olayı doğuran unsurları ayırt etmek onları birbirinden ayrı, bağımsız olarak incelemek ve her birinin karşılıklı etkilerini araştırmak gibi bütün bilimlere hâkim olan prensiplerin uygulanmasının basit sonucudur. Etkili bir organizasyon, böyle bir metot için iş bölümü, yetenek ve disiplin gerekir.

Tarihin büyük liderlerinin öne çıkan özelliklerinden birisi de organize yetenekleridir. Tarihi şahsiyet ve büyük liderler, örgütlenme için yalnızca kural koymazlar. Büyük liderler örgütlenmeye ilişkin koydukları kuralları uygulamayı da başarılı bir şekilde bilen kişilerdir.

Organizasyonun başarısı için kişilerin gerçek değerlerine göre yerlerini almalarıdır. Gelişmiş ulusların ayrıcı özelliklerinden birisi de üyelerinin görevlerini yeteneklerine göre belirlemeleridir. Büyük ulusların büyük liderleri her türlü örgütsel seviyede yetenekli kişilerden ekipler kurup ortak amaç doğrultusunda onları çalıştırırlar.

Bir örgütün başarı sırlarında birisi de başındaki liderin nitelikleri ve bunları uygulama becerileridir.

Bir kamu idaresinde kontrolleri artırmak, sonuçta sorumlulukları büsbütün ortadan kaldıracak derecede dağıtmak anlamına gelmektedir. Birçok kişi tarafından sürekli kontrol edilen kişi sonuçta iyi kontrol edilmekten çıkar.

Bazı ülkelerdeki resmî kurumların zayıf kıymeti, yalnız memurların boş vericiliğinden, sorumluluk korkularından değil kayırıcılığın yeteneğe tercih edilmesindendir. Şimdi konu ile ilgi bazı değişmez kurallara ilişkin özlü ifadelere yer verelim

- Kamuoyu ile idare olunan bir ülke yetenek ile idare olunamaz.

- Sayı otorite yaratabilir fakat yetenek yaratamaz.

- Özel girişimin kamu idaresine üstünlüğü, orada yeteneğin hiyerarşi ve özellikle kayırmacılığa tercih edilmesindendir.

- Otoritesiz yetenek, yeteneksiz otorite kadar güçsüzdür.

- Yetenek, yeteneksizlerin emri, kontrolü altına girdiği andan itibaren etkisiz olur.

Değerli okuyucularım farklı uluslardan örnek vererek bu haftalık konumuzu sonlandıralım. Geçen asırda Almanlar, sahip oldukları toplumsal disiplin ve organize yetenekleri ile iki defa dünya ile savaşa tutuştular. Almanların metotçu zekâları onları ilk mağlubiyetten sonra tekrar daha güçlü bir devlet haline getirdi. Buna karşın İngilizler iki sene içerisinde subaylarıyla, harp silah ve araçlarıyla ve yeni savaşların basit olmayan bütün savaş gereksinimleriyle 4 milyonluk bir ordu oluşturarak giriştikleri mücadelede başarılı oldular. Dünyanın gelecek dönemde de benzer olayları tekrar yaşayacağından şüphe yoktur. Yeni bir yazı ve yeni bir konuda görüşmek dileğiyle….

Bu yazı toplam 161 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Doç. Dr. Muzaffer AYDEMİR Arşivi
SON YAZILAR