MUZAFFER ÇEVEN

MUZAFFER ÇEVEN

TEMA…

TEMA…

Konu; mevzu (Arapça), suje (Fransızca, özne), bahis (Farsça, resmî, edebî dilde, üzerine konuşulan şey), mesele (çözülmesi gereken sorun), tema (sanatta, edebiyatta ve müzikte işlenen ana düşünce), problem (sorun teşkil eden konu), ders (eğitim-öğretimde), ünite, bölüm... ‘Konu’ yerine kullandığımız sözcükler, her zaman bire bir aynı anlamda kullanılamaz... Uygun olan sözcük, cümlenin anlamına ve bağlamına bağlı... ‘Mevzu; en doğrudan yedek olan kelime... Mevzu; daha ziyade günlük dilde kullanılan ‘konu’ anlamında... Bahis; daha çok ‘iddia, tartışma konusu’ ve ‘kumar’ mânâsında... ‘Mevzu bahis’; söz konusu olan, bahsedilen, üzerinde konuşulan, gündemde olan, tartışılan veya ilgi odağı hâline gelen şey... Tema (Fransızca, thème; Antik Yunanca, théma); konulan şey, ortaya atılan konu, tez, sav veya kural... Tema, bir yere konulan veya dayatılan temel yapı taşı... Tema; Bizans döneminde, askerî ve idarî birimler (eyaletler), askerî birimlerin konuşlandırıldığı yer... Orta çağda, Rönesans döneminde, Avrupa dillerinde edebiyat ve müzik terimi olarak bir eserin üzerine kurulduğu temel fikir veya ana motif...

Dilimizde tema; edebiyatta ve sanatta bir esere hâkim olan temel duygu veya düşünce (ana konu); müzikte bir bestede tekrarlanan ana melodi; bilişimde ve tasarımda bir arayüzün (web sitesi, telefon) renk, yazı tipi ve düzen gibi görsel bütünlüğünü sağlayan yapı... Tema, konu diye açıklanan bir sözcük olmanın ötesinde bir kavram... Konu somut, tema ise soyut mefhum... Konu; eserin üzerinde durduğu, işlediği olay, durum veya kavram... Tema; konunun işlenişinden çıkan soyut ana fikir, mesaj, duygu veya yargı... Konu; somut ve betimlenebilir, birkaç kelimeyle ifade edilir... Tema; soyut ve yoruma açık, bir cümle veya kavramla ifade edilir... Konu; yüzeysel, ‘Ne hakkında?’ sorusunun cevabı... Tema; derin, ‘Eser ne anlatmak istiyor?’ sorusunun cevabı... Meselâ, konu ‘savaş’; tema ‘savaşın etkisi’... Konu; öz, kısa ana olay örgüsü veya hakkında anlatılan şey... Tema; verilen mesaj, ana fikir veya evrensel bir gerçeklik... Konu, ne anlatıldığı... Tema, neden anlatıldığı... Edebiyat eleştirisinde, bir eserin değerlendirilmesinde, konusu kadar ‘tema’sının da analiz edilmesi mühim... Bir eserin yazılmasında, belirlenen bir temanın farklı konular üzerinden işlenmesi mümkün... Tema ve konu, edebî bir eserin iç içe geçmiş iki önemli öğesi... Yazıda ve konuşmada, ilk önce belirlenmesi gereken şey, tema olmalı... Sonrasında belirlenen bir temanın farklı konuları ele alınıp araştırma yapılmalı... Daha sonrasında, veriler; referanslar ve misâller belirlenmeli... Her bir veri düşünce ve duygu süzgecinden geçirilip üslup ile sıraya konulmalı... Yorumla en sonunda, bize ait yorum eklenmeli...

Tema, dört dörtlük olunca, konuyu yerli yerince cuk diye yerine oturunca, mesele yok... Yeter ki, tek mevzumuz vatan olsun... Tema, birilerinin hatırına, dayatmalara kurban edilmemeli... Temaya sadık kalınmalı... Konu abartılmamalı... At gözlüğü ile polemik (söz dalaşı) ile konu saptırılmamalı... Çıkar odaklarının hoşuna gitsin diye değil, hak yerini bulsun diye çaba gösterilmeli... Edebiyatta tema ne ise, ülkemizde erozyonla mücadelede, ağaçlandırmada ve doğal v arlıklarımızı korumada da, TEMA; öyle önemli... TEMA, Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı... TEMA öncülüğünde güzel yurdumuzda doğa korunmakta ve sürdürülebilir çalışmalar yapılmakta... TEMA, ülkemizin doğal kaynaklarını korumak, erozyonla mücadele etmek, ağaçlandırma çalışmalarını desteklemek ve çevre bilincini artırmak amacıyla birçok projeler yürütmekte (https://www.tema.org.tr/anasayfa)... TEMA’nın teması; orman varlığını artırmak... Toprak kaybını azaltmak, toprak erozyonunu önlemek ve toprak sağlığını korumak için projeler yürütmek... Su kaynaklarını korumak... Ülkemizde milyonlarca fidan dikerek orman varlığımızı artırmak... ‘81 İlde 81 Orman’ vb. kampanyalarla ağaçlandırma çalışmalarını sürdürmek... Çevre bilincini geliştirmek, çevre dostu politikalarının oluşturulması için kamuoyunu bilinçlendirmek ve kamu politikaları üzerinde etkili çalışmalar yapmak... Madencilik, su kaynakları ve doğal alanların korunmasında toplumu bilinçlendirmek... Okullarda ve toplum genelinde çevre eğitimi programları düzenlemek... Toprak, iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik ve sürdürülebilir hayat konularında eğitimler vermek... Halkımızın çevre koruma faaliyetlerine aktif olarak katılmalarını sağlamak... Gençlik ve üniversite programlarıyla sürdürülebilir çevre bilincini yaymak... Kırsal alanlarda sürdürülebilir tarım, toprak koruma ve sosyoekonomik gelişim projeleri yürütmek... Yerel düzeyde çevresel ve ekonomik sorunlara çözüm üretmeye çalışmak... İklim değişikliğine uyum ve farkındalık projeleri yapmak... Biyolojik çeşitliliği korumak... Bitki ve hayvan türlerinin korunması, gen kaynaklarının sürdürülebilirliği gibi alanlarda faaliyetler yürütmek...

TEMA kadar önemli, belki daha hassas olan bir konu daha var... TEM... TEM, polis teşkilatımızın en önemli birimlerinden biri... TEM, Türkiye’nin iç güvenliğinde ve terörle mücadele politikalarında merkezî rol üstenene emniyet birimimiz... Amerika Birleşik Devletleri’nin TEM’i FBI... TEM, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığımız... Türkiye’de terörle mücadele faaliyetlerini yürütmek, terör örgütlerini deşifre etmek ve güvenliği sağlamakla görevli emniyet birimimiz... TEM’in en önemli rolü hem operasyonel hem önleyici olması... Terör faaliyetlerini başlamadan engellemeye çalışan TEM’in temaları; terörle mücadele etmek, terör örgütlerinin faaliyetlerini engellemek, operasyonlar yürütmek... Terörle mücadelede istihbarat ve analizler yapıp, teröre destek veren kişi veya grupları deşifre etmek, yakalamak ve çözmek... Gerekli koordinasyon faaliyetlerini sağlamak, kolluk kuvvetlerimiz, istihbarat birimlerimiz ve diğer güvenlik kurumlarıyla iş birliği yapmak... Hülasa, vatandaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerini koruyarak güvenliği sağlamak... Türkiye’nin NATO ve diğer uluslararası güvenlik örgütleriyle işbirliği yapmak... Kamu güvenliğinde ve vatandaşların günlük hayatında doğrudan etkili olmak...

Bir başka TEM’imiz, TEM Otoyolu... TEM (Trans-European Motorway), 1977’de Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu tarafından başlatılan, İstanbul’dan başlayarak Kocaeli, Sakarya, Bolu, Düzce, Ankara üzerinden Anadolu’ya uzanan ve Avrupa’nın batısındaki Trans-Avrupa Yol Ağı ile doğuda Kafkasya ve Batı Asya’nın karayolu sistemlerini birbirine bağlayan önemli bir otoyolu projesi... Avrupa’dan gelen araçların Türkiye içindeki ana geçiş güzergâhı... Projeye dâhil olan 14 ülke: Türkiye, Avusturya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Çekya, Ermenistan, Gürcistan, Hırvatistan, İtalya, Litvanya, Polonya, Romanya, Slovakya, Slovenya... Projeye dâhil gözlemci ülkeler; İsveç, Ukrayna, Sırbistan, Karadağ... Projeye üyelik sürecinde olan ülke, Azerbaycan... TEM Otoyolunun bilindik temaları; Avrupa’yı Asya’ya bağlayan otoyolu yaparak bütüncül bir ulaşım sağlamak... Avrupa’daki Trans-Avrupa Yol Ağı (TEN-T) ile uyumlu bir sistem oluşturmak... Türkiye’nin batısındaki Kapıkule sınır kapısından başlayıp doğuda Habur, Gürbulak, Cilvegözü gibi sınır kapılarına uzanarak uluslararası bağlantı kurmak... Çevreye duyarlı, uzun ömürlü ve modern otoyol standartlarını gerçekleştirmek... Bölgesel ticaretin ve sanayinin gelişmesine katkı sağlamak... İnsanların şehirlerarası ulaşımını kolaylaştırarak kültürel ve sosyal bağları güçlendirmek... Ticarî malların hızlı ve güvenli taşınmasını sağlamak... Avrupa’dan gelen turistlerin erişimini kolaylaştırmak... Trafik kazalarını azaltmak... Avrupa yol ağı ile uyumlu sistem oluşturmak...

Tem, tema, nem, nema, şu ya da bu... Bütün mesele uzun bir hikâyenin özünü idrak edebilmek, sadede gelebilmek... Sadede gelerek, konuşmada veya yazıda gereksiz detaylardan kaçınarak asıl konuya, önemli noktaya geçilmek; konuya doğrudan girebilmek ve temaya uygun hareket edebilmek... Dilli düdüklerin çıkardıkları seslere aldanmamak gerek... Rüzgârgülü ve fırıldak olanlara itibar etmemek lâzım... En mühimi, nemelazım dememek lâzım... Gerisi kuru gürültü... Unutmayalım, “Hayat, bir anlam arayışı içinde kaybolmuş bir temadır.” (Albert Camus)... Selam, sevgi ve saygılarımla. https://bit.ly/muzafferceven

Bu yazı toplam 185 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
MUZAFFER ÇEVEN Arşivi

ABAK

15 Haziran 2026 Pazartesi 09:06

RENK

01 Haziran 2026 Pazartesi 09:12

İP

04 Mayıs 2026 Pazartesi 09:23

ALTIN

27 Nisan 2026 Pazartesi 09:48
SON YAZILAR