Hadi Başlayalım Artık! Yeni Projeler, Yeni Heyecanlar…
Değerli okurlarım,
Bir süredir akademik çalışmaların yoğunluğu nedeniyle projelere istediğim kadar zaman ayıramadım. Yayınlar, dersler, tezler ve akademik yükselme koşulları derken günler birbirini kovaladı. Çok şükür, bu yoğun emeğin ardından profesörlük kadromuzu da aldık. Şimdi bir süredir aklımızda bekleyen fikirleri yeniden tezgâhın üzerine koymanın, öğrencilerimizle birlikte üretime daha fazla zaman ayırmanın vakti geldi.
Kısacası, artık proje zamanı!
Aslında bu süreçte atölyelerin kapısını hiç kapatmadık. Son iki yıldır, gördüğümüz maddi ve manevi desteklerle Ankara’daki çalışmalarımızı sürdürdük. Beypazarı’nda başlayan bu emek, bugün yeni iş birlikleriyle büyüyor; havacılıktan sağlık teknolojilerine, afet çalışmalarından öğrenci eğitimlerine kadar farklı alanlara uzanıyor.
Beypazarı’ndaki atölyede yürütülen çalışmalar ve ziyaret.
Beypazarı Meslek Lisesi ile yürüttüğümüz çalışmaların önünü açan en önemli adımlardan biri, üniversitemizin izni ve desteğiyle oluşturulan iş birliği oldu. Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı’nın destekleri ve imzalanan protokol sayesinde, öğrencilerimizle birlikte çalışabileceğimiz bir ortam oluştu. Öğretmenlerimizin emeği, öğrencilerimizin merakı ve üniversitemizin akademik birikimi aynı atölyede buluştu.
Benim için bu birlikteliğin ayrı bir değeri var. Üniversite öğrencisinin tezinde ele aldığı bir konunun, meslek lisesi öğrencisinin elinde parçaya dönüşmesi; ardından birlikte denenmesi, düzeltilmesi ve yeniden üretilmesi… İşte görmek istediğimiz eğitim ortamı tam da bu.
Atölyede bir kanat yapısı üzerinde yapılan inceleme.
Geçtiğimiz yıl Ankara Garı’nda düzenlenen organizasyonda çalışmalarımızı Sanayi ve Teknoloji Bakanımız ile Millî Eğitim Bakanımıza sunma fırsatı bulmuştuk. Öğrencilerimizle emek verdiğimiz ürünleri anlatmak, karşılaştığımız ihtiyaçları doğrudan paylaşabilmek bizim için çok kıymetliydi. Aynı organizasyonun yeniden yapılması da gündemde.
Üstelik geçen yılın meyvelerini bugün toplamaya başlıyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanımızın destekleriyle, çalışmalarımızda kullanılmak üzere yaklaşık 600 bin TL’ye varan bir malzeme alımı söz konusu. Bu desteğin hem üniversite öğrencilerimizin tez çalışmalarına hem de Beypazarı Meslek Lisesindeki üretim faaliyetlerine önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum. Çünkü atölyede bazen bütün bir çalışmanın ilerlemesi, eksik kalan birkaç malzemenin teminine bağlı olabiliyor.
Üretim çalışmalarında kullanılacak levhalar ve atölye altyapısı.
Ankara’daki çalışmalarımızın bir başka heyecan verici gelişmesi de OSTİM Teknik Üniversitesi ile kurduğumuz temaslar oldu. Rektör Yardımcısı Sayın Prof. Dr. Hasan Erbay’ı atölyemizde ağırladık. Üzerinde çalıştığımız modelleri, üretim yöntemlerini ve öğrencilerimizle yürüttüğümüz faaliyetleri kendisine anlattık. Çalışmalarımıza gösterdiği ilgi bizi ayrıca memnun etti.
Bu ziyaret sırasında, birlikte geliştirebileceğimiz projeleri de değerlendirdik. Özellikle dikey kalkış ve iniş yapabilen insansız hava araçlarıyla güvenlik denetimi, afet bölgelerinin gözlenmesi ve durum tespiti gibi konularda ortak çalışma yapma yönünde görüş birliğine vardık.
Atölye ziyaretinde hava aracı modeli üzerine yapılan görüşme.
OSTİM’in sanayi birikimiyle üniversitenin araştırma imkânlarının bir araya gelmesi, fikirlerin ürüne dönüşmesi açısından önemli bir fırsat. Görüşmelerimizde bilimsel araştırma projeleri kapsamında değerlendirilebilecek destek imkânları da gündeme geldi. Önümüzdeki süreçte projelerimizi Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Orhan Aydın’a sunmak ve iş birliğimizi bir protokol çerçevesinde geliştirmek istiyoruz.
Üretimle iç içe olan OSTİM Teknik Üniversitesi ile bağlarımızı kuvvetlendirmek, öğrencilerimize de yeni kapılar açabilir. Bir öğrencinin tasarımını sanayinin ihtiyaçlarıyla karşılaştırabilmesi, üreticiyle konuşabilmesi ve yaptığı işin karşılığını sahada görebilmesi az şey değil.
Havacılık çalışmalarının yanında, sağlık alanında da yoğun bir hazırlık içindeyiz. Revizyon diz ameliyatlarında ve kanser nedeniyle oluşan kemik kayıplarında kullanılabilecek protezlere yönelik projemiz ikinci aşamaya geçti. Şimdi bu aşamayı da başarıyla tamamlamak için çalışıyoruz.
Protez geliştirme çalışmalarına ilişkin görüşme.
Burada hedefimiz; tasarımı, malzemesi, üretimi ve testleri birlikte ele alınmış, hastaların ihtiyaçlarına cevap verebilecek ürünlerin geliştirilmesine katkı sunmak. Üniversitemizin mühendislik birikimini, üreticinin tecrübesiyle buluşturmaya çalışıyoruz.
Projenin desteklenmesi ve planlanan sözleşmelerin hayata geçmesi hâlinde, üniversitemize danışmanlık ve test hizmetleri bakımından önemli bir kaynak kazandırmayı hedefliyoruz. Görüştüğümüz işlerin tahmini toplamı, bu alanda daha önce gerçekleştirdiğimiz çalışmaların yaklaşık yirmi katına ulaşabilecek bir potansiyel taşıyor. Henüz önümüzde tamamlanması gereken aşamalar var; biz de bu ihtimali somut bir sonuca dönüştürmek için uğraşıyoruz.
Diz protezi örneğinin eklem bölgesi.
Protez örneğinin farklı açıdan görünümü.
Bir diğer çalışma alanımız ise Sincan. Belediyemizin ve Kaymakamlığımızın destekleriyle burada da yeni çalışmalar başladı. Özellikle yangınlara müdahaleye katkı sağlayabilecek çözümler üzerinde düşünüyoruz. Yangın söndürme toplarının ve hafif hava araçlarının, yani microlight sınıfındaki araçların bu amaçla nasıl değerlendirilebileceği, üzerinde çalışmak istediğimiz konular arasında. Teknik ayrıntıları ve çalışmalarımızın geldiği noktayı ilerleyen yazılarımda ayrıca paylaşacağım.
Sincan Bilim Merkezi ile yürüttüğümüz faaliyetlerin eğitim tarafı da var. Toplam ziyaretçi sayısının 60 bine ulaştığı belirtilen merkezde, bundan sonra ayda en az bir kez bilim söyleşisi yapmamız istendi. Çocuklarla ve gençlerle bilimi konuşmak, sorularını dinlemek, belki de içlerinden birinin üretmeye heves etmesine vesile olmak benim için çok değerli.
Bu ilginin atölyelere de yansımasını istiyoruz. Bir modelin nasıl yapıldığını merak eden öğrencinin, bir süre sonra o modelin kanadını kendi elleriyle üretmesini görmek bütün yorgunluğu unutturuyor.
Öğrencileri İHA üretimi ve pilotaj çalışmalarına davet eden afiş.
Gelelim Bilecik’e…
Üniversitemizin atölyelerinde de daha profesyonel ekipmanlarla uygulamalı eğitimlere başlıyoruz. Değerli Rektörlüğümüzün destekleriyle özel bir vakum makinesinin temini için süreç yürütülüyor. Bunun yanına uygun bir fırın da kazandırabilirsek, kompozit üretiminde önemli bir adım atmış olacağız.
Hedefimiz, öğrencilerimizin havacılık sanayisinde, TUSAŞ gibi kuruluşlarda kullanılan üretim yöntemlerinin temelini atölyemizde öğrenebilmesi; kontrollü, tekrarlanabilir ve daha nitelikli parçalar üretebilmesi. Bu seviyeye ulaşmak için ekipman kadar doğru uygulamaya, ölçüme ve sabırlı çalışmaya da ihtiyacımız olduğunu biliyoruz.
Atölyede üretime hazırlık çalışmalarından bir görünüm.
Beni takip eden bazı okurlarım zaman zaman takılıyor: “Hocam, bırak artık şu macun işini!”
Haklılar; biz de daha düzgün yüzeyler elde etmek, düzeltme işlerine daha az zaman harcamak istiyoruz. Ama vakum imkânı sınırlı olduğunda, üretimdeki eksikleri gidermek için uğraşmak zorunda kalıyoruz. Kalıptan istediğimiz nitelikte parça alamayınca, sonrasında zımpara da macun da işin içine giriyor. Altyapıyı geliştirmeye çalışmamızın sebeplerinden biri de bu zaten.
Umarım yeni ekipmanlarla birlikte o meşhur “macun hikâyesi” de giderek azalacak. Öğrencilerimiz zamanlarını parçayı düzeltmekten çok, daha iyisini tasarlamaya ve üretmeye ayırabilecek.
Üretim çalışmalarından bir kalıp örneği.
Değerli okurlarım,
Bugün sizlerle paylaştığım fotoğrafların her birinde ayrı bir emek var. Öğrencilerimizin heyecanı, öğretmenlerimizin gayreti, kurumlarımızın desteği ve bazen küçük bir sorunu çözebilmek için harcanan uzun saatler var.
Beypazarı’nda başlayan çalışmalarımızı Ankara’daki yeni iş birlikleriyle büyütürken, Bilecik’teki öğrencilerimizin imkânlarını da geliştirmek istiyoruz. Havacılıkta, sağlık teknolojilerinde ve afetlere yönelik çalışmalarda yapacak çok işimiz var.
Bu yolda destek veren Rektörlüğümüze, birlikte çalıştığımız kurumlara, öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve ilgisini esirgemeyen herkese teşekkür ediyorum.
Akademik çalışmaların arasından atölyeye biraz daha fazla vakit ayırmanın heyecanıyla, yeniden kolları sıvıyoruz.
Hadi başlayalım artık!
Değerli okurlarım,
Bir süredir akademik çalışmaların yoğunluğu nedeniyle projelere istediğim kadar zaman ayıramadım. Yayınlar, dersler, tezler ve akademik yükselme koşulları derken günler birbirini kovaladı. Çok şükür, bu yoğun emeğin ardından profesörlük kadromuzu da aldık. Şimdi bir süredir aklımızda bekleyen fikirleri yeniden tezgâhın üzerine koymanın, öğrencilerimizle birlikte üretime daha fazla zaman ayırmanın vakti geldi.
Kısacası, artık proje zamanı!
Aslında bu süreçte atölyelerin kapısını hiç kapatmadık. Son iki yıldır, gördüğümüz maddi ve manevi desteklerle Ankara’daki çalışmalarımızı sürdürdük. Beypazarı’nda başlayan bu emek, bugün yeni iş birlikleriyle büyüyor; havacılıktan sağlık teknolojilerine, afet çalışmalarından öğrenci eğitimlerine kadar farklı alanlara uzanıyor.
Beypazarı’ndaki atölyede yürütülen çalışmalar ve ziyaret.
Beypazarı Meslek Lisesi ile yürüttüğümüz çalışmaların önünü açan en önemli adımlardan biri, üniversitemizin izni ve desteğiyle oluşturulan iş birliği oldu. Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı’nın destekleri ve imzalanan protokol sayesinde, öğrencilerimizle birlikte çalışabileceğimiz bir ortam oluştu. Öğretmenlerimizin emeği, öğrencilerimizin merakı ve üniversitemizin akademik birikimi aynı atölyede buluştu.
Benim için bu birlikteliğin ayrı bir değeri var. Üniversite öğrencisinin tezinde ele aldığı bir konunun, meslek lisesi öğrencisinin elinde parçaya dönüşmesi; ardından birlikte denenmesi, düzeltilmesi ve yeniden üretilmesi… İşte görmek istediğimiz eğitim ortamı tam da bu.
Atölyede bir kanat yapısı üzerinde yapılan inceleme.
Geçtiğimiz yıl Ankara Garı’nda düzenlenen organizasyonda çalışmalarımızı Sanayi ve Teknoloji Bakanımız ile Millî Eğitim Bakanımıza sunma fırsatı bulmuştuk. Öğrencilerimizle emek verdiğimiz ürünleri anlatmak, karşılaştığımız ihtiyaçları doğrudan paylaşabilmek bizim için çok kıymetliydi. Aynı organizasyonun yeniden yapılması da gündemde.
Üstelik geçen yılın meyvelerini bugün toplamaya başlıyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanımızın destekleriyle, çalışmalarımızda kullanılmak üzere yaklaşık 600 bin TL’ye varan bir malzeme alımı söz konusu. Bu desteğin hem üniversite öğrencilerimizin tez çalışmalarına hem de Beypazarı Meslek Lisesindeki üretim faaliyetlerine önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum. Çünkü atölyede bazen bütün bir çalışmanın ilerlemesi, eksik kalan birkaç malzemenin teminine bağlı olabiliyor.
Üretim çalışmalarında kullanılacak levhalar ve atölye altyapısı.
Ankara’daki çalışmalarımızın bir başka heyecan verici gelişmesi de OSTİM Teknik Üniversitesi ile kurduğumuz temaslar oldu. Rektör Yardımcısı Sayın Prof. Dr. Hasan Erbay’ı atölyemizde ağırladık. Üzerinde çalıştığımız modelleri, üretim yöntemlerini ve öğrencilerimizle yürüttüğümüz faaliyetleri kendisine anlattık. Çalışmalarımıza gösterdiği ilgi bizi ayrıca memnun etti.
Bu ziyaret sırasında, birlikte geliştirebileceğimiz projeleri de değerlendirdik. Özellikle dikey kalkış ve iniş yapabilen insansız hava araçlarıyla güvenlik denetimi, afet bölgelerinin gözlenmesi ve durum tespiti gibi konularda ortak çalışma yapma yönünde görüş birliğine vardık.
Atölye ziyaretinde hava aracı modeli üzerine yapılan görüşme.
OSTİM’in sanayi birikimiyle üniversitenin araştırma imkânlarının bir araya gelmesi, fikirlerin ürüne dönüşmesi açısından önemli bir fırsat. Görüşmelerimizde bilimsel araştırma projeleri kapsamında değerlendirilebilecek destek imkânları da gündeme geldi. Önümüzdeki süreçte projelerimizi Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Orhan Aydın’a sunmak ve iş birliğimizi bir protokol çerçevesinde geliştirmek istiyoruz.
Üretimle iç içe olan OSTİM Teknik Üniversitesi ile bağlarımızı kuvvetlendirmek, öğrencilerimize de yeni kapılar açabilir. Bir öğrencinin tasarımını sanayinin ihtiyaçlarıyla karşılaştırabilmesi, üreticiyle konuşabilmesi ve yaptığı işin karşılığını sahada görebilmesi az şey değil.
Havacılık çalışmalarının yanında, sağlık alanında da yoğun bir hazırlık içindeyiz. Revizyon diz ameliyatlarında ve kanser nedeniyle oluşan kemik kayıplarında kullanılabilecek protezlere yönelik projemiz ikinci aşamaya geçti. Şimdi bu aşamayı da başarıyla tamamlamak için çalışıyoruz.
Protez geliştirme çalışmalarına ilişkin görüşme.
Burada hedefimiz; tasarımı, malzemesi, üretimi ve testleri birlikte ele alınmış, hastaların ihtiyaçlarına cevap verebilecek ürünlerin geliştirilmesine katkı sunmak. Üniversitemizin mühendislik birikimini, üreticinin tecrübesiyle buluşturmaya çalışıyoruz.
Projenin desteklenmesi ve planlanan sözleşmelerin hayata geçmesi hâlinde, üniversitemize danışmanlık ve test hizmetleri bakımından önemli bir kaynak kazandırmayı hedefliyoruz. Görüştüğümüz işlerin tahmini toplamı, bu alanda daha önce gerçekleştirdiğimiz çalışmaların yaklaşık yirmi katına ulaşabilecek bir potansiyel taşıyor. Henüz önümüzde tamamlanması gereken aşamalar var; biz de bu ihtimali somut bir sonuca dönüştürmek için uğraşıyoruz.
Diz protezi örneğinin eklem bölgesi.
Protez örneğinin farklı açıdan görünümü.
Bir diğer çalışma alanımız ise Sincan. Belediyemizin ve Kaymakamlığımızın destekleriyle burada da yeni çalışmalar başladı. Özellikle yangınlara müdahaleye katkı sağlayabilecek çözümler üzerinde düşünüyoruz. Yangın söndürme toplarının ve hafif hava araçlarının, yani microlight sınıfındaki araçların bu amaçla nasıl değerlendirilebileceği, üzerinde çalışmak istediğimiz konular arasında. Teknik ayrıntıları ve çalışmalarımızın geldiği noktayı ilerleyen yazılarımda ayrıca paylaşacağım.
Sincan Bilim Merkezi ile yürüttüğümüz faaliyetlerin eğitim tarafı da var. Toplam ziyaretçi sayısının 60 bine ulaştığı belirtilen merkezde, bundan sonra ayda en az bir kez bilim söyleşisi yapmamız istendi. Çocuklarla ve gençlerle bilimi konuşmak, sorularını dinlemek, belki de içlerinden birinin üretmeye heves etmesine vesile olmak benim için çok değerli.
Bu ilginin atölyelere de yansımasını istiyoruz. Bir modelin nasıl yapıldığını merak eden öğrencinin, bir süre sonra o modelin kanadını kendi elleriyle üretmesini görmek bütün yorgunluğu unutturuyor.
Öğrencileri İHA üretimi ve pilotaj çalışmalarına davet eden afiş.
Gelelim Bilecik’e…
Üniversitemizin atölyelerinde de daha profesyonel ekipmanlarla uygulamalı eğitimlere başlıyoruz. Değerli Rektörlüğümüzün destekleriyle özel bir vakum makinesinin temini için süreç yürütülüyor. Bunun yanına uygun bir fırın da kazandırabilirsek, kompozit üretiminde önemli bir adım atmış olacağız.
Hedefimiz, öğrencilerimizin havacılık sanayisinde, TUSAŞ gibi kuruluşlarda kullanılan üretim yöntemlerinin temelini atölyemizde öğrenebilmesi; kontrollü, tekrarlanabilir ve daha nitelikli parçalar üretebilmesi. Bu seviyeye ulaşmak için ekipman kadar doğru uygulamaya, ölçüme ve sabırlı çalışmaya da ihtiyacımız olduğunu biliyoruz.
Atölyede üretime hazırlık çalışmalarından bir görünüm.
Beni takip eden bazı okurlarım zaman zaman takılıyor: “Hocam, bırak artık şu macun işini!”
Haklılar; biz de daha düzgün yüzeyler elde etmek, düzeltme işlerine daha az zaman harcamak istiyoruz. Ama vakum imkânı sınırlı olduğunda, üretimdeki eksikleri gidermek için uğraşmak zorunda kalıyoruz. Kalıptan istediğimiz nitelikte parça alamayınca, sonrasında zımpara da macun da işin içine giriyor. Altyapıyı geliştirmeye çalışmamızın sebeplerinden biri de bu zaten.
Umarım yeni ekipmanlarla birlikte o meşhur “macun hikâyesi” de giderek azalacak. Öğrencilerimiz zamanlarını parçayı düzeltmekten çok, daha iyisini tasarlamaya ve üretmeye ayırabilecek.
Üretim çalışmalarından bir kalıp örneği.
Değerli okurlarım,
Bugün sizlerle paylaştığım fotoğrafların her birinde ayrı bir emek var. Öğrencilerimizin heyecanı, öğretmenlerimizin gayreti, kurumlarımızın desteği ve bazen küçük bir sorunu çözebilmek için harcanan uzun saatler var.
Beypazarı’nda başlayan çalışmalarımızı Ankara’daki yeni iş birlikleriyle büyütürken, Bilecik’teki öğrencilerimizin imkânlarını da geliştirmek istiyoruz. Havacılıkta, sağlık teknolojilerinde ve afetlere yönelik çalışmalarda yapacak çok işimiz var.
Bu yolda destek veren Rektörlüğümüze, birlikte çalıştığımız kurumlara, öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve ilgisini esirgemeyen herkese teşekkür ediyorum.
Akademik çalışmaların arasından atölyeye biraz daha fazla vakit ayırmanın heyecanıyla, yeniden kolları sıvıyoruz.
Hadi başlayalım artık!

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.