Yaşlılıkta beslenme

Kişilerde yaşın ilerlemesi ile yaşadığı çevrede, vücut yapısında, organ ve organ fonksiyonlarında oluşan bazı değişimler; uzun zamandır var olan alışkanlıklarında da birçok farklılığı beraberinde getirmektedir. Bu farklılıklarla birlikte, kaliteli yaşam süresinin artması ve günlük aktivitelerinin kendi başlarına yerine getirebilmeleri ise aktif yaşlanma olarak ifade edilir.

Yaşlılık dönemindeki karşılaşılan beslenme problemleri; başta yetersizlikler olmak üzere, kanser, kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon, diyabet gibi pek çok hastalık riski ile ilişkilidir. Yeterli ve dengeli beslenme; yaşlılıkla birlikte görülen hastalıkların önlenmesi, geciktirilmesi, tedavi edilmesinde önemli bir yere sahiptir. Bu noktada amaç, her açıdan kaliteli bir yaşam sürdürebilmenin yapıtaşlarından birisinin sağlıklı ve yeterli beslenme olmasını sağlamaktadır.

Yaşlı bireylerin aktif bir yaşlanma süreci yaşayabilmesi için 7 önemli nokta;

-Yaşlılıkla birlikte görülen çiğneme problemleri nedeniyle yetersiz beslenme görülebilmektedir. Bunun önüne geçmek için az az ve sık sık beslenme düzeni uygulanmalıdır.

Ve olabildiğince küçük parçalar halinde yemeye dikkat edilmelidir.

-Besin çeşitliliği her bireyle olduğu gibi yaşlılıkta da oldukça önemli. Buna hem öğün bazında , hem gün içindeki beslenmede hem de genel beslenme düzeninde dikkat edilmelidir.

-Yaşa bağlı eklem hareketlerinde kısıtlılık çok fazla karşılaşılan problemlerdir. Bu noktada kalsiyum ihtiyacının karşılanması önemlidir. Kalsiyumun en önemli kaynakları ise süt ve süt ürünleridir.

-Yaşla birlikte bozulabilen bağırsak sağlığı kabızlık/ishal problemine neden olabilir. Posalı besinleri daha fazla tercih etmek gerekmektedir. Kurubaklagiller, tahıllar, sebze ve meyveler iyi posa kaynaklarıdır.

-Aşırı miktarda tuzdan kaçınılmalı, yemeklere fazladan tuz atılmamalıdır.Salamura, turşu gibi besinler fazla miktarda tuz içermektedir. Bu tür besinler çok daha az tercih edilmeli.Yemeklere tat vermesi için baharatlar kullanılabilir.

-Günde ortalama 10 bardak su içilmeli, diğer sıvılar da düzenli ve yeterli miktarlarda tüketilmelidir. Yaşlılık döneminde vücut su oranı azalmaktadır. Bu nedenle de, susama hissi olmasa bile, yaşlı bireylere belli aralıklarla su verilmesi, sıvı ihtiyacının tam olarak karşılanabilmesinde önem taşımaktadır.

-Sigara ve alkol kullanılmamalı, düzenli fiziksel aktivite yapılmalıdır. Fiziksel aktivite, vücut ağırlığı ve kas kütlesinin korunmasında çok önemlidir. Yaşlı bireylerin sadece bedenen değil, zihinsel olarak da çok daha aktif hissetmelerini sağlamaktadır.

Bu yazı toplam 2061 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
SON YAZILAR