Doç. Dr. HALİM DEMİRYÜREK

Doç. Dr. HALİM DEMİRYÜREK

BİLECİK’TE AKİBETİ MECHUL BİR CAMİİ

Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna ev sahipliği yapmış olan Bilecik, Sultan II. Abdülhamid döneminde yıldızı parlayan bir yer olmaya başladı. Sultan, büyük atası Ertuğrul Gazi’ye izafeten burasını sancağa dönüştürdü ve Ertuğrul Sancağı adını verdi. Bununla da yetinmedi Bilecik ve çevresindeki yerleşim birimlerine çok sayıda yatırım yaptı.

Bugünkü Bilecik’te hala ayakta durabilen bütün tarihi yapılarda Sultanın imzası vardır. İdadi, Saat kulesi, valilik binası, gardaki yapılar vs. Sultan II. Abdülhamid döneminde yapıldı. Bununla birlikte diğer tarihi yapıların hepsi onun döneminde tamir edildi. Demiryolu ve kısmen karayolu da onun eseridir.

Bilecik’e özel bir ilgi gösteren Sultan, burada 1892 senesinde bir de cami inşa ettirdi. Camiye kendi adını verdi. 1893 yılına ait bir kayıtta cami için “geçen sene-i hicriye evailinde itmam idilen ve hükümet konağı havalisinde name-i hazret-i padişahîye mensub bulunan cami-i şerif dahi müessesat-ı hayriyye-i cenab-ı şehriyaridendir ” ifadeleri kullanılmaktadır.

Sultan II. Abdülhamid döneminde oluşturulan Yıldız Albümünde, Bilecik Hükümet binasının bahçe kapısını gösteren fotoğrafta, Hamidiye Camiinin bir bölümünü ve bir minaresini açık bir şekilde görmek mümkündür. Aşağıdaki fotoğraftan da anlaşılacağı üzere Hamidiye Camii Bilecik Hükümet binasına (bugünkü Valilik binası) girişi temin eden anıtsal kapının sağ tarafındaydı.

Fotoğraf: Bilecik Hükümet Konağı Bahçe Kapısı ve Hamidiye Camii 

Arşiv belgelerinde de bu camiinin hükümet konağı bahçesinde olduğuna dair pek çok bilgi vardır. Bu belgelerden birinden anlaşıldığına göre; 14 Eylül 1901’de Camiinin İmam–hatibine ve müezzinine verilecek olan maaşın Dâhiliye Nezaretince karşılanması gerekirken, bütçede karşılık olmadığından bir sene boyunca Vilayet bütçesinden karşılanması ve sonraki seneler Dâhiliye bütçesinden ödenmesi istenmekteydi. Bu husus Vilayete 5 Ocak 1902’de yeniden bildirilmişti.

Görüldüğü gibi belgeler ve fotoğraf Bilecik’teki Hamidiye Camiinin varlığını açık bir şekilde kanıtlamaktadır. Fakat ne yazık ki bugün böyle bir camii bulunmamaktadır. Peki, Hamidiye Camiine ne oldu? Yandı mı? Yıkıldı mı? Çöktü mü? Bu sorunun cevabını bende en az sizin kadar merak ediyorum.

Bu yazı toplam 137 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR