ÇİĞSEMNUR ÇINAR

ÇİĞSEMNUR ÇINAR

Ruhumda taşıyorum kanatlarımı

Ruhumda taşıyorum kanatlarımı

Saatleri saymayı bıraktım, akrep-yelkovan bir şekilde gidiyor. Gecenin karanlığında göz kapaklarım inat ediyor, kapanmamak için. Uyuyamıyorum, uyku öylesine uzak ki artık bana son 1 aydır. Uyuyunca uyanamıyorum, uyuyamayınca uyumak istemiyorum. Alt ve üst komşularımızın sesini duyuyorum, bu dünyada değiller de diğer dünyaya ait gibiler sanki. Bâki olan da değil, hayali dünya da. Ademoğlu, fani dünyada işini bitirince elini eteğini çeker, uykuya dalmak için. Göz kapaklarının kapanması kâfidir. Sanki, uyku bir yolculuk ve göz kapaklarının kapanması da bir çeşit bilet kesilmesi yolculuk için hazırız der gibi. Uyuduğumuz an, bedenimiz bir nevi ölü gibi oluyor. Aslında uyku, ölümün provası. Ön fragmanı gibi. Her gece olan uykumuza göz bandı / gece lambası kullanıyoruz. Aman gözlerim açılmasın da kaz ayaklarım çıkmasın (!) diye. Peki ya asıl yatağımız olan, kara toprağın altına nasıl bir hazırlık yapacağız? Orası karanlık, bir mum dahi yanmaz . Gözler açık olsa bile nafile, banda hiç gerek yok. Bizi orda aydınlatacak olan işte bu fani dünyada yapmamız gereken vazifelerimizi yapmak. O vazifeler o kara toprakta, mum görevini görecek. Bize ışık olacak.

Evet, ben eski ben değilim. Çoğu söyleyen kişilerin genel özeti; hırslı, iyi niyetli, mücadeleci, hız kesmeyen, gözlerinden alev çıkan, güleç kızmışım ben. Ama artık öyle değilim. O kişi gitti, dönmemek üzere. Evet, sessizliğim, pusuda beklemem, kendimi kapatmam. Şu koca evrende hayvanlar, insanlar, bitkiler, canlı olan ne var ise kendini elbet ki korumaya almak isterler. Müdafaa etmek ister, dışarıdan gelebilecek her türlü tehlikeye karşı. Bana hayvanlar zarar vermez, bitkiler de en büyük zararı benim yolumdan gelenler verir; çevremdeki insanlar. Güven öyle güzel kelimeydi ki, son zamanlarda farklı anlam ve eylemlere yakışmaya başladı. Yakıştırmalar yapıldı.

Şu an, kimseyi tanımadığım, hiçbir şeyini bilmediğim bir ülkede olmak isterdim. Saatin tik tak sesinde ve sonsuzluğunda, gecenin karanlığında ve sessizliğinde, düşüncelerin deryasında kulaç atmak isterdim, istiyorum. Özgürüm ben, diye rahatlıyor insan.. Ruhumda taşıyorum kanatlarımı, uçup gitmek için.

Bu yazı toplam 3245 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
ÇİĞSEMNUR ÇINAR Arşivi
SON YAZILAR