ÇİĞSEMNUR ÇINAR

ÇİĞSEMNUR ÇINAR

Aynalar ve gözbebeklerimiz

Aynalar ve gözbebeklerimiz. Bu ikisi bizi en çok bize yansıtırlar, görmek istemediğimizi bile.

İnsan, hayatına bir bedende kaç kişilik sığdırabilir, kaç tane ruh o bedeni canlandırabilir? Bunun en iyi örneği psikiyatri doktorları, psikologların odalarıdır. Psikologlar birer aynadır danışanlarına, danışanlar anlattıkça psikologlar aynayı onlara tutup yüzleştirmeyi başlarlar ruhlarla.

Bir diğeri ise gözbebekleri, danışanlarının gözbebeklerinde bir film şeridi geçer psikologların önünde. Dinlemeye başlamadan az çok tahmin ederler, kendilerini nasıl bir hayat öyküsünün, acıların ve yaşanmışlıkların beklediğini. Peki sizin yüzleşme zamanınız nerede ve kimle oldu, ne zaman oldu? Odamdaki aynaya her baktıkça , gözbebeklerimi buluyorum hemen orada. Film şeridi benden bir kere daha geçiyor, acılar ve güzellikler. Eğer zihnimde bir milyon tilki birbirinin kuyruğuna bağlamış ise düşünceleri, aynam ve gözbebeklerim buğuludur. Kararlarım belirsiz, davranışlarım net değildir. Peki ya sizin kendinize ayna tutmanız nasıl oluyor? 

Her insanın içinde bir yerlerde birşeyler saklı. Bazen aylar, bazen ise yıllar buluyor onları su yüzüne çıkarmak için. Çoğunlukla o şeyleri bulup yüzleşmek için cesaretimiz olmuyor, onu oraya saklayana dek neler yaşadık bir biz biliriz. Bir de kalbin dört odacığı bilir. Çünkü kalp, her saniye kan pompalama görevini yaparken, yaşanılan şeyleri de geri göndermeye çalışıyor. Vücuda, ruha ağırlık yapmasın diye. Soluğun kesilir bazen, sırtına bir bıçak saplanır. İşte sebebi, budur ağırlık yapmasın diye giden şeylerin gidişi. Meğer ne çok acılar, zorluklar sığdırabiliyoruz hayatımıza?

Hayat öylesine bir imtihan süreci ki, bu süreci atlatana kadar kimisinin göbeği çatlıyor. Kimisi de kılı kırk yarıyor. Aslında yüreğimizde ayrı bir dünya saklı. Oraya neyi nasıl sığdıracağımız bize kalan kısım. Ben yüreğimdeki dünyayı, güzellikle ve umutla sığdırdım. Sevdiklerimi oraya koydum, alem-i bekaya gitseler dahi.

O dünyanın şerbeti öyle şerbettir ki, içmesini bilmeyene zehir, içmesini bilene Kevser suyu olur.

Bu yazı toplam 903 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR