Doç. Dr. HALİM DEMİRYÜREK

Doç. Dr. HALİM DEMİRYÜREK

EĞRİNİN NETİCESİ DOĞRU OLUR MU?

Sizde de bazen ilk filozoflardan olan Heraklit gibi insani münasebetlerin laçkalaşması ve insancıklara karşı duyduğunuz bıkkınlığın bir neticesi olarak dağlarda yalnızlığa çekilme gibi bir his oluşuyor mu?

Durup dururken böyle bir soru ile karşılaşmak garip gelebilir belki. Biliyorsunuz ki birçok problemle cebelleşmekteyiz. Birçok sıkıntıyla karşılaşmaktayız. Hayat bazı zamanlar zehir olabilmekte. Genelde muzdarip konumunda olan insana ızdıraplar yine insandan gelmekte. Bu da kişiyi teessürlere, teessüflere sürüklemektedir.

Kendini aşamayan insanların menfaate perestiş eder mahiyetteki söz ve fiilleri sizi hayretlere düşürmekte. Değişen dünyanın sakinlerindeki narsist tutum sizi perişan etmekte. Bu türden insancıklar, utanmasalar dünyanın varoluşunu kendileriyle irtibatlandırma cüret ve küstahlığını gösterme ahmaklığına ve sapkınlığına düşecekler.

Hele hele bu tür davranışların yaşını başını almış insanlardan kaynaklandığını görünce hayretin rengi başka bir ton kazanmakta. İnsanların eylemleriyle söylemleri arasında derin uçurumlar, keskin tezatlar şaşkınlığımızı daha da perçinlemekte. Konuşmaya başladıkları zaman bazen bir erdem abidesi, bezense yeğnicek içerikli tarzları sizi şizofren şahsiyetli bir insanla muhatap olduğunuz düşüncesine sevk edebilmekte.

Öte yandan bir mecliste üçüncü bir şahıs hakkında en şedit gıybet ve dedikoduyu yapma hatasını yapanlar, ertesi gün başka bir mecliste daha dün eleştirileriyle zir ü zeber ettikleri kişiye methiyeler düzebilmektedir. Gördüğünüz iki yüzlülük karşısında haya ve edebinizden yüzünüz kırmızıya boyanırken, ne olduğu gibi görünen ne de göründüğü gibi olan zavallı insancıkların karakter travmaları canınızı sıkmakta.

İşte bu türden insanlardan sadır olan yanlış hareketler -kelebek etkisi teorisinde olduğu gibi- topluma kötülük enjekte edip, stres ve sıkıntı pompalayarak menfi dalgalanmalara sebebiyet verebilmektedir.

Bunların hepsi neden mi oluyor?

Cetvelin eğriliğinden. Yani eğri olan cetvelden doğru çizgi çıkmamaktadır. Cetveli doğrultmak lazımdır. Buna itiraz edip, yayın eğriliğinin doğruluğunda olduğunu da söyleyebilirsiniz. Doğru olan cetvelin düzgünlüğü, yayınsa eğriliğidir. Çünkü ancak bu şekilde murad edilen vuku bulur.

Sözün özü; doğru adam olmak bir şahsiyet meselesidir. İstikameti iyi ayarlamak, niyetimizi halis tutmak icap etmektedir. Niyeti hayır olanın akıbetinin de hayır olacağını bilmemiz gerekmektedir. Vesselam…

Bu yazı toplam 289 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR