Doç. Dr.  BURAK ÖZTÜRK

Doç. Dr. BURAK ÖZTÜRK

İlim arayan Kaptan-ı Deryalar

İlim arayan Kaptan-ı Deryalar

Eğitim verdiğimiz birbirinden farklı hikâyesi ve hayali olan gençler; gerçekte çözülmeyi bekleyen bulmacalar gibiler. Kimileri yönlendirmeyi bekleyen kadırgalarla; en ufak rüzgârda Andrea Doria donanmalarına denizleri dar ederler. Kimileri Galata’da köpekbalığı yakalamak için boşa kürek çekenler. Kimileri ise amaçsız; daha bu deryalara ilk açılışında alabora olmayı kafalarına koymuş gaziler. Bense hayatının on beş yılını eğitime ve milli teknolojilerin gelişmesine adamış biri olarak sorarım kendime; ne yapmalı da bilim aramalı bu gençler? Birçok zorluğu bertaraf ederek, define arayan bir kaptan gibi; aşkla, şevkle ve ferasetle ilim aramalı!

Çocukluk yıllarında herkesin hayallerinde yer alan ve yaşamını etkileyen sayısız kahraman vardır. Bazıları romanlarda ve hikâyelerde yer alan bir karakterden etkilenir. Bazıları ise tarih sahnesinde yer alan liderler ve fikir önderlerinden. Aslında peygamber efendimiz (SAV) bu konuyla ilgili olarak; “Ashâbım gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine tâbi olsanız hidayete erersiniz.” buyurmuştur. İnsan fıtratı o kadar değişkendir ki, herkes kendi kimyası ile reaksiyona girebilen bir cevheri seçsin diye öğütlemiştir efendimiz (SAV) bence bu hadisi. Bir örnekle konuyu açıklamak temel eğitmenlik vazifemizdir. Selman-i Farisi hazretleriyse güzel bir misaldir hayat boyu öğrenenler için.

Birçoğu sadece Hendek Savaşının stratejisini belirleyen ashaptan biri olarak bilir kendisini. Aslında genç Selman (r.a) Hristiyanlığın hak olduğu yıllarda ataşe tapan bir milletin, zenginlerinden birinin oğludur. Hakkı aramak için birçoğunu feda edemeyeceği kadar büyük bir zenginliği elinin tersiyle itmiş ve ilim arayışına girişmiştir. Hak din üzerine yaşayan son Hıristiyan kullardan yıllarca eğitim görmüştür. Üstüne üstlük nurun ala nur olan Ahmet’in (SAV) gelişinin yaklaştığını haber almıştır artık. Bu haber üzerine uzun yıllar zararsız saf ışığı saçan tek kaynağı bulmaya çalışmıştır. O kadar istemiştir ki en doğru ilme ulaşmayı, ailesinden ve yaşamından vazgeçmeyi bırakın kenara, özgürlüğüne mal olmuştur bu arayışı. Gerçekte efendimize götüren taktir-i ilahidir bu çile; onu yıldızla hilalin bir araya geleceği ve cihana hükmedeceği topraklardan muhacire.

Yıllardır bizlerden farklı olarak eftal olanı arayan Selman (r.a) Medine’de yaşlı bir köledir artık. Mekke’de 13 yıl İslam anlatılmış Medine’de yine de Selman (r.a) duymamıştır. Şehrine başöğretmen Musab (r.a) gelmiş onun haberi bile olmamıştır. Zamanı gelmeyince açmadığı gibi hiçbir çiçek, hakkı arayan gönül hızla çarpmaktan yılmamıştır. Rivayet odur ki tüm ömrünü ilim denizine adamış kaptan-ı derya; kisralardan ayrıldıktan uzun yıllar sonra ancak bulmuştur hak olan ilmi ve hayatını adadığı en değerli hazineyi. Birde en değerli mücevher olarak, Arap olmayıp ehl-i beyt sıfatıyla nitelendirilen tek ashap sayılmıştır artık. Aslında sadece hendek harbi değildi tarih sahnesindeki vazifesi. Bizlere azmi, hayatını ilme adamayı, hiçbir cefaya karşı yılmamayı ve hak bir amaç uğruna yaşamayı öğütleyen bir yıldız olmaktır kaderi.

Son zamanlarda toplumumuzda ise en çok Harry Potter kitapları okunmuş ve aynı şekilde Yüzüklerin Efendisi serisi izlenmiştir. Birçok filim sahnesi ve replik etkilemiştir günümüz gençlerini.  Gerçekteyse bu filim ve diziler çok iyi bilinen bir Amerikan politikasıdır. İlk olarak tarihte Superman ve Batman serileri ile ortaya çıkmıştır. Halk ikna edilmelidir sanal düşmanlara ve dünyayı kurtaracak bir süper güce olan ihtiyaca. Böylece sömürge anlayışı gizlenerek tüm halklar adapte edilmiştir bu sahte inanca.

Kutsal sayılabilecek bir kanla diyeti ödenmiş Anadolu’nun topraklarında yaşamı; en önemli mirası olan kardeşlerim. Özünde bu yıldızla hilal sadece bir devlet değil, bin beş yüz yıllık bir tecrübe ve bilgi birikimidir. Çoğu gençlerimiz tarafından örnek alınan popüler kültürler gibi bencillik, çıkarcılık ve adaletsizlik yoktur temellerinde. Nasıl Selmanlardan, Edebalilerden, Fatihlerden, Alparslanlardan, Hocam Ahmet Yeseviler’den ve gençlere devletimizi miras bırakmış Gazi Paşamızdan daha üstündür bu hayali kurgu karakterler? Tarih cambazları olan bazı müderrisler batılda denil ararken, sen gel devletin ve milletin için bir Kızılelma olan hakkı yaşa. Düşman olma barbarları ehlileştirmiş öz kültürüne, o şimşekler gökte çakarken gözlerini ve kulaklarını kapayan körler ve sağırlar gibi!

Önce sizlere Ahi Edebali hazretlerini, bu yazıda ise Selman-ı Farisi’yi (r.a) karanlık yolunuzu aydınlatacak bir ışık olarak önerdik. Gel sende buzağıyı boğazlamamak için onlarca soru soran ve hakka inancı olmayanlara uyma. Selman-ı Farisi (r.a) gibi kendi özünden gelenleri örnek alarak; hazine bulmaya çalışan bir kaptan nidasıyla hak olan ışığı, ilmi ve bilimi ara.

İletişim: Linkedin sosyal ağı, Doç. Dr. Burak Öztürk, (CAD, CAM, CAE)

 

 

Bu yazı toplam 3400 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Doç. Dr. BURAK ÖZTÜRK Arşivi
SON YAZILAR